MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 9769,94 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekilleri temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkillerinin 10.02.1993 tarihli el senedi ile davalıya ait binanın belli bölümlerini satın aldıklarını, satış bedelini tam ve nakit ödemelerine rağmen davalının halen taşınmazın devrini yapmadığından öncelikle taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek davacılar adına tescilini, bu mümkün olmazsa davalıya ödenen bedelin dava tarihindeki ulaştığı değerinin işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacılardan ... açtığı davadan feragat ettiğinden, onun tarafından açılan davanın reddine, diğer davacılar ... , ... ve ... 'in tapu iptal ve tescil ile ilgili istemlerinin reddine, tazminat ile ilgili istemlerinin kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, somut olayda mahkemece, ''...davalı ... da 06.07.2010 tarihli oturumda 10.02.1993 tarihli 'Gayrimenkul Satış ve Zilyetlik Senedi' altındaki imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiğine göre davalı vekilinin bu konuda davacılara yemin teklif etme hakkı bulunmamakta, davacılar tarafından yemin gereğinin yerine getirilmesi ya da yeminden çekinmelerinin de davaya herhangi bir etkisi bulunmamaktadır'' gerekçesi ile hüküm kurulmuştur. Oysa, davalı, imzasını ikrar ettiği el senedinde nakit ve tam alındığı yazılı olan 50 milyon TL'yi almadığını savunmuş, ispat için vekili duruşmada davacılara yemin teklifinde bulunmuş, sonraki celse hazır bulunan davacılar, davaya konu 50 milyon TL'yi davalıya ödediklerine dair ayrı ayrı yemin etmişlerdir.Hal böyle olunca, mahkemece; davacılar tarafından eda edilen yemin gerekçe olarak gösterilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yukarıdaki gerekçeyle davanın kabulu doğru değilse de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. nun 438/7 maddesi gereğidir. Sonuç olarak gerekçeli karardan 10.paragrafın çıkartılarak düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 430,40 TL bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, 23/05/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy