(2004 S. K. m. 72)
Dava: Dava dilekçesinde 46.300 TL borçlu olmadığının tespiti ile 31.158 TL alacağın istirdaden faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde; davalı tarafından, davacı idareye bağlı 11274 no'lu 1976 yılında servise alınmış trafonun imar yolu içinde kaldığı gerekçesiyle, aynı güzergahta bulunan yeşil alana deplasesi istendiğini, trafonun deplasesinin acil ve zaruri olması durumunda ancak belirli şartlarla mümkün olduğunun ve deplase koşullarının 29.11.2001 tarihli yazıyla davalıya bildirildiğini, ancak kendilerine uygun yer gösterilmediğini, buna rağmen bahsi geçen trafonun imar yolu içerisinde kaldığı gerekçesiyle 01.01.1999 - 31.12.2003 tarihleri arasında toplam 40.000 TL ecrimisil bedeli talep edildiğini, ecrimisilin nasıl belirlendiği konusunda hiçbir açıklık bulunmadığını ve hukuki dayanağı olmadığını, davalı idarenin 31.03.2008 tarihli yazıları davacının kendilerinden alacağı olan kazı ruhsatı irat bedellerine (iş yapılmadığından geri istenen ruhsat bedeli) ecrimisil bedelleri süresinde ödenmediği gerekçesiyle haciz koydukları ve mahsup işlemi yaptıklarını, irat ve harç bedeli toplamı 31.158 TL'lik alacaklarına haciz konulduğu belirtilerek 40.000 TL ecrimisil bedeli ve 30.01.2008 tarihine kadar olan 6.300 TL gecikme zammıyla toplam 46.300 TL borçlu olmadıklarının tespiti ile, idarenin ecrimisil talebine mahsuben haciz koyup mahsup ettiği 31.158 TL alacağın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davanın idare mahkemesinde açılması gerektiğini, trafoların işgal ettiği alanın planda yolda kaldığı ve tasarrufun belediye olduğunu, bu nedenle ecrimisil talep edildiğini, belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 31.158 TL'nin 31.03.2008 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiliyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Hüküm taraf vekillerince temyiz edilmektedir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, mahkemece alınan bilirkişi raporu hüküm vermeye yeter nitelikte değildir. Bu nedenle, AYKOME Koordinasyon Uygulama Yönetmeliği incelenerek, yerleşik uygulamalarda göz önüne alınmak suretiyle; ruhsat harcı keşif bedeli + KDV.nin niteliği gereği iade edilip edilmeyeceği hususu değerlendirilerek ve zeminde tahrip ücretiyle teminatın iade edilmesindeki gerekçe de açıklattırmak suretiyle bilirkişiden ek rapor alınarak veya gerektiğinde 3 kişilik uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün HUMK.nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy