MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 50.000 TL alacak için takibe itirazın iptali, inkar tazminatını tahsili masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacı Vekili Av. ... geldi. Aleyhine temyiz olunan davalı ve vekili gelmedi. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için 05.07.2012 gününe bırakılması uygun görüldüğünden, belli günde dosyadaki bütün kağıtlar okunarak tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin davalıya emaneten çeşitli işlerde kullanması için teminat adı altında ilki 20.11.2006, sonuncusu 01.12.2006 tarihinde olmak üzere 5 kez havale ile toplam 120.000 TL gönderdiğini, gönderilen bu paraların kullanması gereken işlerin gerçekleşmediğini ve tümümün iadesi gerekirken sadece 70.000 TL'lik kısmın iade edildiği belirtilerek, kalan 50.000 TL'nin tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali ile inkar tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.Davalı vekili cevabında; davacının talebe dayanak olan vakıaları net olarak ortaya koyamadığını, müvekkiline yapılan havalelerin sebepsiz bir zenginleşmenin konusu olduğunu, son havalenin 01.12.2006 tarihinde yapılmış olması nedeniyle 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen işlerin açıklanamadığı gibi taraflar arasında herhangi bir sözleşme de bulunmadığının anlaşıldığı, dolayısıyla davanın sebepsiz zenginleşmeden kaynaklandığı, zamanaşımı süresinin alacağın davalıya gönderildiği tarihten başlaması gerektiği ve icra takibinin en geç 01.12.2007 tarihinde başlatılması gerekirken bu tarihten sonra başlatıldığı gerekçe gösterilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.Dava, hukuksal niteliği itibariyle karz akti sebebiyle ödenenin iadesi istemine ilişkin olup, HUMK.'nun 75. maddesi ve 179. maddesi ile 6100 sayılı Yasanın 31. maddesi hükümleri gereğince hukuki nitelendirme hakime aittir.
Dava konusu olayda, Borçlar Kanunu'nun 61, 62 ve 66. maddesi hükümlerine göre sebepsiz iktisabın zamanaşımı süresine bağlı kalınmak suretiyle davanın reddi, açıklanan hukuki nitelendirme ve gönderilen paranın teminat- karz aktine dayalı olması ve bu nedenle Borçlar Kanunu'nun 125. maddesinde belirtilen 10 yıllık zamanaşımına tabi olması sebebiyle doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 900 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy