MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 28.696,23 TL alacak yönünden itirazın iptali faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın usulden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dava dilekçesinde, 28.696,23 TL alacak yönünden itirazın iptalini talep etmiştir. Mahkemece; 01.10.2011'de yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanununun 120.maddesi uyarınca taraflara harç ve masrafları yatırmaları için iki haftalık kesin süre verildiği, ancak davacı vekili tarafından harç ve masrafların iki haftalık kesin süre geçtikten sonra yatırıldığı gerekçesiyle, dava dilekçesinin HMK.114 1/g fıkrası uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun harç ve avansın ödenmesini düzenleyen 120.maddesi “davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığının anlaşılması halinde, mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir.” hükmüne amirdir. Dava şartları başlıklı 114/g fıkrasında, “gider avansının dava şartlarından" olduğu, 115.maddesinde ise, dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde "davanın usulden reddine” karar verileceği belirtilmiştir.
Somut olayda; 12.10.2011 tarihli celsede “davacı ve davalı vekiline HMK.120.maddesi gereğince, harç ve avansı yatırması için iki haftalık kesin süre verildiği, davacının iki haftalık kesin süre içinde 24.10.2001 tarihinde ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde muhabere yoluyla maddi avans yükümlülüğünü yerine getirdiği, ancak avansın davanın görüldüğü mahkemenin veznesine 11.11.2011 tarihinde intikal ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı vekili tarafından harç ve avans yükümlülüğünün iki haftalık kesin süre içerisinde muhabere yoluyla yerine getirilmesine rağmen, mahkemece; yanılgılı değerlendirme ile avansın davanın görüldüğü mahkemenin veznesine intikal ettiği, 11.10.2011 tarihi esas alınarak davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy