MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili 23.05.2011 tarihli dilekçesinde; daha önce hükmedilen aylık 1.500’er TL yoksulluk ve (2 çocuk için) iştirak nafakalarının davacı ve müşterek çocuklar için artırılarak ayrı ayrı 2.500’er TL’ye hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece; müşterek çocuk ... 18 yaşını doldurmuş olduğundan, davayı re’sen ya da vekil aracılığı ile takip etmesi gerektiği gibi 18 yaşını ikmal etmiş olduğundan, iştirak nafakası yardım nafakasına dönüşeceğinden... yönünden bu nedenle, diğer davacılar bakımından da önceki mahkeme kararının 27.10.2011 tarihinde kesinleştiği ve davanın 23.05.2011 tarihinde açıldığı, bu tarihler itibariyle davacının gelirinde kötüleşme olmadığı gibi, davalının da gelirinde herhangi bir artış olmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.Hükmü davacı vekili temyiz etmektedir.Müşterek çocuk ... ’un iştirak nafakasının artırılmasına yönelik olarak; babanın çocuğuna bakma mükellefiyeti onun reşit olmasıyla sona erer (TMK 328/1 md.). ... 23.08.1993 doğumlu olup, yargılama sırasında reşit olduğu anlaşılmasına göre, çocuğun rüşte erdiği güne kadar iştirak nafakasının artırılması gerektiğinin gözönüne alınmaması doğru değildir.
Ayrıca TMK.nun 176.maddesi uyarınca irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafaka; tarafların mali durumunun değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde artırılıp azaltıla da bilir.Aynı yasanın 328/1. maddesine göre de; “Ana ve bananın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder.” Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri de dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de gözönünde bulundurulur (TMK 330/1). Durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafakayı yeniden belirler veya nafakayı kaldırır (TMK md.331). Yasada nafakanın artırılabilmesi için kesin bir zaman dilimi aranmamıştır. Ayrıca, her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilecektir.
Somut olayda; artırılması istenen önceki nafaka 24.03.2011 olan dava tarihindeki koşullara göre verilmiş olup, işbu davanın açıldığı 23.05.2010 tarihine kadar geçen 14 ay içinde tarafların sosyal ve ekonomik koşullarında değişme ve gelişme olduğu açıktır. Bunun aksinin düşünülmesi hayatın olağan tecrübelerine aykırı olup, kabulü imkansızdır.
O halde mahkemece; 1 yıldan fazla zaman önce takdir edilen yoksulluk ve iştirak nafakalarının, ihtiyaçların artması, ülke ekonomisindeki gelişmeler ve enflasyon nedeniyle paranın satınalma gücünün azalması hususları gözönünde bulundurularak, TMK.nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak uygun bir miktarda artırılması gerekir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy