(4721 S. K. m. 175)
Dava dilekçesinde nafaka borcundan dolayı 96.928,11 TL borçlu olmadığının tesbitiyle kötüniyet tazminatı istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesi ile; davalının, müvekkili davacı hakkında nafaka alacağına ilişkin olarak icra takibi yaptığını; oysa, takibe konu nafaka bedellerinin banka aracılığıyla ödendiğini ileri sürerek; müvekkilinin toplam 96.928,11 TL üzerinden borçlu olmadığının tespitiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; kesin hüküm def'inde bulunmuş, esası hakkında da; davacının kızı için ödediği okul masraflarını ve SSK ödemelerini nafakaya saydırmak istediğini, kötüniyetli olduğunu savunarak; davanın reddini istemiş, ayrıca davacının %40 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, davacının 2010 Şubat tarihi itibari ile 28.309,11 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince süresinde temyiz edilmiştir.
Davada 96.928,11 TL nafaka borcunun haricen ödenmiş olmasına rağmen, icra takibinde dosyaya bildirilerek toplam miktardan düşülmemesi nedeniyle; bu miktar borçlu bulunmadığının tespiti istenilmiştir.
Bilirkişi raporuna göre, 2005 ve 2006 yılları dava dışı kabul edilerek, 2007-2008-2009-2010 yıllarında dekontlarda nafaka olduğu belirtilerek takip dışı ödenen miktar 70.790,00 TL, kalan borç 68.610,00 TLdir. O halde takip konusu borç toplamı 139.500,00 TLdir. Bu durumda davacının dava konusu Ankara 27. İcra Müdürlüğünün 2005/9134 sayılı dosyasında takip nedeniyle davalıya haricen ödediği 70.790,00 TL için borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekirken hesap hatası sonucu 28.309,11 TL için davanın kabulü doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün HUMK.nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy