MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 7.000 TL(ıslah ile 15.749,30 TL) faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın 15.140,86 TL'lik bölümünün kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili, müvekkilinin paydaşı bulunduğu taşınmazın davalı paydaşlar tarafından kullanıldığını, bu nedenle davalılar hakkında ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2006/340 E. sayılı dava ile 14.07.2004 tarihine kadar olan ecrimisilin hüküm altına alındığını ileri sürerek; 15.07.2004 – 20.12.2007 tarihleri arasındaki dönem için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 7.000 TL ecrimisilin dava tarihinden işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, 18.06.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile de ecrimisil talebini 15.749,30 TL ye artırmıştır.Davalılar vekili, müvekkillerinin intifadan men edilmediğini, ayrıca davacı tarafın müvekkilleri aleyhine açtığı dava sonucunda taşınmazdaki ortaklığın satış yolu ile giderilmesine karar verildiğini, kesinleşen ilamın infazı amacıyla 16.04.2007 tarihinde yapılan ihale sonucunda müvekkillerinin taşınmazı satın aldıklarını, bu nedenle davacının taşınmazın satış tarihi olan 16.04.2007 tarihine kadar ecrimisili talep edebileceğini savunarak; davanın reddini dilemiştir.Mahkemece; davacının mülkiyet hakkının, taşınmazın davalılar adına tescil edildiği 07.11.2007 tarihinde sona erdiği gerekçe gösterilerek, 15.07.2004 – 07.11.2007 tarihleri arasındaki dönem için 15.140,86 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.Bir taşınmazın, bir veya birkaç paydaşı tarafından diğer paydaşlar hasım gösterilmek suretiyle açılan ortaklığın giderilmesi davası sonunda, mahkemenin taşınmazın satılarak ortaklığın giderilmesi hakkında verdiği kararın infazı için HUMK. nun 571. maddesi uyarınca İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılan ihalenin ihtiyari değil, cebri bir ihale olduğunun kabulü gerekir. Zira bu ihale, taşınmaz paydaşlarından bir kısmının arzu etmemelerine rağmen bir hakkın yerine getirilmesi için yapılmaktadır. Şu durumda, cebri ihale yoluyla taşınmazı iktisap eden, tapuya tescilden önce ona malik olur (TMK. md 705/1, İİK. md 134/1).
Somut olayda; davacı tarafından açılan dava sonucunda taşınmazdaki ortaklığın satılarak giderilmesine ilişkin kararın derecaattan geçerek kesinleştiği, hükmün infazı için 16.04.2007 tarihinde yapılan cebri ihale sonucunda taşınmazın davalılar tarafından satın alındığı ve 07.11.2007 tarihinde tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır.O halde mahkemece; davalıların, satış memurluğunca yapılan cebri ihalenin kesinleştiği tarihte dava konusu taşınmaza malik oldukları gözetilerek, ihalenin kesinleşme tarihinin saptanılması ve bu tarihe kadar olan ecrimisile hükmedilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile taşınmazın tapuya tescil edildiği tarihe kadar ecrimisile hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalı tarafa iadesine, 28.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy