MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 7.583.65 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacılar vekili dilekçesi ile; müvekkillerinin, ölü ... mirasçıları olup, ...'in hissedar bulunduğu taşınmazın, açılan ortaklığın giderilmesi davası sonucunda satışına karar verildiğini; bu dava sırasında yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporunda, taşınmaz üzerinde 97.75 m²'lik kullanım alanına sahip evin bulunduğu ve burada davacılardan ...'in oturduğunun tespit edildiğini, 27.01.2004 tarihli oturumda da, muhdesatın muris ...'e ait olduğunun tespit edildiğini; anılan kararın, ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğunun 2005/26 nolu satış dosyası ile infaz edildiğini; gayrimenkulün satışı sırasında evin değerinin 12.390.60 TL olarak belirlendiğini, bu evin değerinin ... mirasçılarına paylaştırılması gerekirken, tüm hissedarlarına paylaştırıldığını, davalıların bu nedenle sebepsiz zenginleştiklerini iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 7.583.61 TL'nin 20.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, yapının kaçak gecekondu olduğunu, ihale konusu arsanın değerini artırmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.Mahkemece; “... davacıların, ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında; keşif sonrası verilen rapora bir itirazlarının olmadığını, satış dosyasında yapılan değer tespitinde de bir itirazlarının olmadığını, bu nedenle, davalarında haklı bulunmadıklarını belirterek,” davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Davada, ortaklığın giderilmesi davası soncunda satışına karar verilen ve 14.02.2006 tarihli ihalede satışı gerçekleşen taşınmaz üzerindeki muhdesatın (evin) kendi murisleri tarafından yaptırıldığı ileri sürülerek; sebepsiz zenginleşen davalılardan 7.583.65 TL'nin, paranın bankaya yatırıldığı tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili talep edilmektedir.
Davalıların, davaya konu satış bedeli yönünden bir zenginleşmeleri varsa sorumlulukları mevcut olacaktır. Muhdesatın (evin), davacı tarafça yapıldığı hususu uyuşmazlık konusu değildir. Ortaklığın giderilmesi davası sonucunda satışa çıkartılan taşınmazın, açık artırma şartnamesinde muhdesatın değerinin 12.390.60 TL olarak arsa bedelinin de 166.000.00 TL olarak gösterildiği ve toplam 178.390.60 TL üzerinden satışa arz edildiği; gayrimenkulün üzerindeki muhdesatla birlikte 3.kişi tarafından 174.350 TL bedelle 14.02.2006 tarihinde satın alındığı anlaşılmaktadır. Satış bedeli ise davalılara hisseleri oranında paylaştırılmıştır. Bu nedenle, muhdesatın satışı nedeniyle bir zenginleşmelerinin olduğu muhakkaktır.O halde, mahkemece yapılacak iş; davacılara ait olduğu saptanan bina ile ilgili herhangi bir maliyet hesabı yapılmaksızın, ortaklığın giderilmesi davası satış dosyasındaki belirlenen bina bedeli ile arsa bedelini birbirine oranlamak, bulunacak oranı, ortaklığın giderilmesine ilişkin satış dosyasındaki satış bedeline uygulamak, bina nedeniyle davalıların zenginleştikleri miktarı tespit edip; sonucuna uygun bir karar vermekten ibaret olmalıdır.
Yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde davanın reddine ilişkin hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.