MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, müşterek çocuk için aylık 300 TL olarak ödenmekte olan iştirak nafakasının 800 TL'ye çıkartılması istenilmiştir.Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, tarafların müşterek çocukları ... için, iştirak nafakasının dava tarihi olan 06.05.2010 tarihinden itibaren aylık 500,00 TL'ye çıkartılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığını, 02.12.2010 tarihli celsesinde taraflara delillerini bildirmek üzere süre verilerek duruşmanın 25.01.2011 günü saat 12'ye ertelendiğini; ancak, Aile Mahkemesi kurulması nedeniyle, dosyanın Aile Mahkemesine gönderildiğini, kendilerinin ise bu durumdan haberdar edilmediğini, duruşma gününün de tebliğ edilmediğini ve yokluklarında davanın karara bağlandığını, savunma haklarının kısıtlandığını ileri sürmektedir.HUMK.nun 73.maddesi hükmüne göre; mahkeme, tarafları dinlemeden, onları, iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez.
Asıl olan, tarafların huzurunda yargılamanın yürütülmesi olmakla birlikte, hukuk mahkemelerinde, taraflar yargılamaya katılmasalar bile mutlaka duruşmadan haberdar edilmelidirler. Duruşmaya gelinmese dahi ilgilinin yokluğunda davaya devam edilip karar verilmesine usulün olanak tanıdığı hallerde; açıklamayı ve uyarıyı taşıyan davetiyenin tebliğ edilmesinden sonra işin esasına girilmesi, deliller toplanarak bir sonuca ulaşılması gereklidir.Değinilen işlemleri nedeniyle tebligat, bilgilendirme yanında, belgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemidir. Bu nedenle, davalı tarafa; Aile Mahkemesi kurulması nedeniyle yeni duruşma gününün ve yerinin bildirilmesi zorunludur. Zira, Anayasamızın 36.maddesi ile HUMK.nun 73.maddesi buna amirdir.
Mahkemece, savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacak şekilde, davalı taraf duruşmaya çağrılmadan, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne ilişkin karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy