MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde suya müdahalenin önlenmesine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, davacı köye ait su kaynaklarının davalı şirket tarafından kullanıldığını beyan ederek suya yapılan müdahalenin önlenmesine karar verilemesini talep ve dava etmiştir.Davalı savunmasında, halen kullanmakta oldukları su kaynaklarını İl Özel İdaresinden kiraladıklarını ve bu kiralamaya dayanarak kullandıklarını beyan etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.Dava konusu su kaynağı genel su niteliğinde olup, herkes faydalı ihtiyaçları oranında istifade edecektir.Dosyada mevcut orman bilirkişisinin raporunda, “1-2-3-4-5 nolu kaynakların izinli sahalar durumunda olmadığı, 6-7 nolu olarak gösterilen kaynakların ise, izinli sahalar kapsamında bulunduğu anlaşılmıştır.Gene dosyada mevcut Jeoloji mühendisinin raporunda ise “Dava konusu kaynakların Orman Bölge Şefliğin’ce hazırlanmış isale hattı nokta koordinat bilgileri mevcut olup, bu bilgilerden ruhsat izni veren kurum İl Özel İdaresi olduğundan dava konusu davalı tarafından izinli olarak kullanılıp kullanılmadığının anlaşılamayacağı" bildirilmiştir.Bu kapsamda bilirkişi raporları arasında çelişki bulunmaktadır.
Diğer yandan İl Özel İdaresi tarafından verilen cevabi yazının incelenmesinden, dava konusu kaynaklardan sadece 2 mevkide bulunan kaynak için davalıya işletme ruhsatı verildiği, dava konusu olan diğer kaynaklar için ise ruhsatın bulunmadığı anlaşılmıştır.Öyle ise mahkemece, bu ilke ve esaslar gözetilerek, bilirkişi raporları arsındaki çelişki de giderilerek, öncelikle dava dışı İl Özel İdaresinin dava konusu kaynaklara ilişkin olarak verdiği işletme ruhsatlarının mahalline tatbik edilerek, hangi kaynaklara ilişkin olarak ruhsat bulunduğu saptanıp, davacı köyün bu kaynaklara ihtiyacı da belirlenip, kadim kullanım hakkı da gözetilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy