MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, davalı eşin ortak konutu geçerli bir neden olmadan terk ettiği ve halen başka bir kadınla birlikte yaşadığı ileri sürülerek davacı eş için tedbir nafakası talep edilmiştir.Mahkemece; davacı eşin ayrı yaşamada haklı olduğu gerekçe gösterilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.6100 sayılı HMK’ nun 27.maddesinde davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgililerinin kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunması, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerdiği açıklanmıştır.Açıklanan madde hükmü uyarınca; yargılamanın sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi için öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilerek duruşmaya çağırılması, diğer bir anlatımla taraf teşkilinin sağlanması gerekir. Bu da çıkarılacak davetiyenin Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü hükümlerine uygun olarak tebliği ile mümkündür.Somut olayda, davalı adına çıkartılan davetiye, adresinden ayrıldığı ve yeni adresi tespit edilemediğinden bahisle bila tebliğ iade edilmiştir. Bu nedenle mahkemece, davalının adrese dayalı nüfus kayıt sisteminde (Mernis) kayıtlı olduğu bildirilen ... Sok. ... Mah. .../...” adresine davetiye çıkartılarak dava dilekçesi, Tebligat Kanununun 21/2 maddesi uyarınca muhtarlığa tebliğ edilmiş ise de; davalının dava tarihinde adrese dayalı nüfus kayıt sistemindeki adresinin ... Mah. ... Sok. ...” olduğu, bu haliyle davetiyenin usulsüz olarak tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Bundan ayrı, tedbir nafakasında eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katkıda bulunmaları gerekir (TMK Md. 186/son). Bu nedenle hükmedilecek nafakanın miktarını tayinde tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınmak zorundadır. Temyize konu edilen davada ise; davalı kocanın, ekonomik ve sosyal durumu araştırılmadan nafaka takdir edilmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy