MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 150.000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Islah dilekçesi ile müddeabih 210.000 TL'ye çıkartılmıştır. Mahkemece davanın kabulü ile 150.000 TL'nin dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline dair verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmilmiştir. Hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan gün ve saatte temyiz eden davalı vek.Av.... ile davacı vek.Av. ...geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli günde dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesi ile; davalı ile dava dışı ( ... adlı) kişi dava konusu taşınmazda paydaş iken, ortaklığın giderilmesi davası sonucunda taşınmazın satışına karar verildiğini ve ... tarafından ihalede satın alındığını; ancak, taşınmazın tapuda arsa niteliğinde gözükmekle birlikte üzerinde ağaçlar ve çok katlı bir bina bulunduğunu, bu binanın davacı ... Mobilya Dek.San.Tic.Ltd.Şti. tarafından yaptırıldığını iddia ederek; satılan taşınmaz üzerindeki çok katlı binanın mülkiyetinin müvekkili davacıya aidiyetinin tespiti ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 150.000 TL’nin faiziyle birlikte sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Islah dilekçesi ile müddeabihin 210.000 TL’ye çıkartılmıştır.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin binayla bir ilgisinin bulunmadığını savunarak, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece; davanın kabulü ile, ... Köyü 236 ada 6 parsel üzerindeki binanın davacı şirkete ait olduğunun tespiti ile 150.000 TL’sinin davalıdan dava tarihinden itibaren değişen oranlarla yasal faizi ile alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekilinin temyiz itirazları bakımından,
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;Davacı vekili, 11.08.2011 havale tarihli ıslah dilekçesi ile, davanın değerini 150.000 TL’den 210.000 TL’ye çıkartmıştır. Mahkemenin gerekçesinde; “davacı vekilinin davanın başında 150.000 TL için dava açtığı, daha sonra davasını ıslah ettiği ve 210.000 TL’ye çıkarttığı, kısa kararın verildiği tarihte mahkememizce davanın ıslah edildiğinin farkına varılmadığı için zuhulen 150.000 TL üzerinden karar verildiği, davanın 189.450 TL üzerinden kabul edilmesi gerektiği ve fazla istemin reddedilmesi gerektiği, ancak kısa kararın gerekçeli karardan farklı olmaması gerektiğinden kısa karar gibi davanın 150.000 TL üzerinden kabulüne” şeklinde açıklamada bulunulduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle, kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası çelişmektedir. Bu durum, Anayasamızın 141.maddesi ile HUMK’nun 388.maddesine (HMK’nun 297.maddesine) aykırılık teşkil etmektedir. Mahkemece, davacı tarafın ıslah talebiyle ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmek üzere hüküm bozulmalıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 900 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy