MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 4.956 TL tazminatın yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 4.460 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, davalıya ait A ve B termik santralinin olumsuz etkileri nedeni ile ekili buğday ürününün zarar gördüğünü, zarar tespiti yaptırıldığını, 4.956 TL maddi zararın oluştuğunu belirterek bedelinin davalı tarafça ödenmesini talep etmiştir.Davalı vekili dilekçesinde, illiyet bağının bulunmadığını, yapılan delil tespitini kabul etmediklerini belirtmiştir.Mahkemece, 4.460 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınmasına karar verilmiş, mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Davacı vekili tarafından davadan önce delil tespiti yaptırıldığı, fen bilirkişisi, ziraat bilirkişisi ve çevre mühendisi bilirkişisinin raporlarını delil tespiti dosyasına sundukları, anılan bu bilirkişi raporlarının davalı yana tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.HMK. 400-406.maddelerinde delil tespiti düzenlenmiş olup; kurumun amacı hemen toplanmazsa kaybolabilecek veya toplanması çok zorlaşacak delillerin tespit edilmesidir.Delil tespitinin konusunu maddi vakıalar oluşturur, bilirkişi raporunda belirtilen zarar miktarı davacı yararına kazanılmış hak oluşturmaz. Bir diğer deyişle, delil tespiti kesin delil niteliğinde değildir.Davada, davacının kiracısı olduğu taşınmazda ekili bulunan buğday ürününe verilen zarar bedelinin ödenmesi talep edilmektedir. Bu durumda, mahkemece; davada şirkete ait termik santralin davacının ürününe verdiği gerçek zarar miktarının araştırılması için taraflardan delilleri sorularak, varsa tanıkları dinlenilerek, gerekirse yeniden keşif ile gerekirse bilirkişilerden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, davalı yanın itiraz ettiği ve tespitten sonra davalı yana tebliğ edilmeyen bilirkişi raporları dayanak alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy