MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 6.927,35 TL'nin 04.01.2006 tarihinden itibaren avans faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davacının davalıdan satın aldığı yufka makinesinin ayıplı çıkması nedeniyle satışın iptali ve davalı tarafa satıştan dolayı boçlu olmadığının tespiti için dava açıldığını, mahkemece, makinenin iadesi ile satış bedelinin davacıya ödenmesine karar verildiğini ancak kararın kesinleşmesine ve davalı tarafa makinenin geri alınması için ihtarname gönderilmesine rağmen davalının söz konusu makineyi geri almadığını belirterek makinenin davacının işyerinde kapladığı 25 m2 lik alan için makinenin davacının dükkanında kaldığı 34 aylık ecrimisil bedeli olan 6.800,00 TL ile 127,35 TL ihtarname masrafının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili dilekçesinde; taraflar arasında yapılan yufka makinesine ilişkin satış işleminin mahkeme kararı ile iptal edildiğini ancak mahkemece davacı tarafa satış bedeli kendisine ödeninceye kadar hapis hakkı tanındığını bu nedenle ecrimisil talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.Mahkemece; davalının makinesinin, davacıya ait işyerinin 23,80 m2lik kısmını davacının rızası hilafına haksız olarak işgal ettiği gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda 34 aylık ecrimisil miktarı 5.070,63 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Ancak ecrimisil, kötü niyetli şagilin ödemekle sorumlu bulunduğu tazminattır. Bu nedenle ecrimisil davaları haksız fiil benzeri davalar olup, TMK'nun 995.maddesinde ve 08.03.1950 gün ve 22/4 sayılı YİB kararında da kabul edildiği gibi, başkasına ait şeyi haksız olarak kullanmış olan ve bu kullanımı iyi niyete dayanmayan kimse o şeyi elinde tutmuş olmasından doğan zararları tazmin ile yükümlüdür. Somut olayda; taraflar arasında yapılan yufka makinesinin alım satımına ilişkin işlemden sonra, makinenin ayıplı olduğunun anlaşılması üzerine davacı tarafından satışın iptali ve satıştan dolayı borçlu olmadığının tespiti için açılan dava neticesinde, makinenin davacının kabul edemeyeceği derecede ayıplı bulunduğu bu nedenle davacının akitten dönmekte haklı olduğu gerekçesiyle makinenin satışından dolayı davalı tarafa verilen bonoların iptaline, 5.000,00 TLnin davalıdan tahsiline ve bu para davacıya ödeninceye kadar makine üzerinde davacı tarafa hapis hakkı tanınmasına dair 30.05.2008 tarihinde karar verildiği, bu mahkeme kararının infazı için davacı tarafından toplam 15.529,24 TL üzerinden davalı aleyhine icra takibine girişildiği, icra takibinde öncelikle davacının ecrimisile konu ettiği yufka makinesi üzerinde haciz işlemi yapılarak haczi yapılan makinenin açık artırma sonucu 730 TL bedelle alacağına mahsuben davacıya ihale edildiği, icra dosyasında davacı vekiline 07.09.2011 tarihinde 8.046,90 TL ödeme yapıldığı ve bakiye alacaklar için de davalı adına kayıtlı taşınmazlar üzerine haciz konulduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından satışın iptali için açılan dava neticesinde satış bedeli kendisine ödeninceye kadar davacının dükkanında bulunan makine üzerinde davacı tarafa hapis hakkı tanınmış olmasına, davacının 30.05.2008 tarihli 5.000 TL'nin tahsiline ilişkin mahkeme kararını 07.10.2008 tarihinde icra takibine koyup davacının öncelikle kendi dükkanında bulunan makine üzerinde haciz işlemi yapmış olmasına rağmen davacının 03.11.2008 tarihinde açtığı ecrimisil talepli dava ile 34 aydır kendi dükkanında bulunan makinenin işgal ettiği yer nedeniyle ecrimisil talep etmesi yerinde olmayıp mahkemece, davacı tarafa tanınan hapis hakkına ve davacı tarafından bu mahkeme kararına dayanılarak yapılan haciz işlemlerine göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy