MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 6000 TL ecrimisilin yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, tarafların ortak murisin mirasçıları olup, muristen iki adet mesken ve bir adet dükkanın kaldığını, davalıların bu meskenleri bizzat oturmak suretiyle kullandıklarını, dükkanın ise boş olup davalıların, davacının dükkanı kiraya vermesine engel olduklarını beyan ederek, şimdilik toplam 18750 TL. ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar savunmalarında, miras haklarından daha az yer kullandıklarını, ayrıca bu kullanıma diğer mirasçıların muvafakat verdiklerini, intifadan men şartının da gerçekleşmediğini beyan etmişlerdir.Mahkemece, dükkanın boş olup gelir getiren bir yer olmadığı, davalıların bizzat oturdukları yerler için ise intifadan men şartının gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Paylı malı, diğer paydaşların hakları ile bağdaşmayan bir biçimde kullanan paydaşlar, kullanmayan haklarını, rayiç kira üzerinden ve onun payı oranında ödemekle yükümlüdür.Kötü niyetli zilyet, taşınmazın haksız olarak alıkonulmasından kaynaklanan tüm zararlardan sorumludur.Dava konusu taşınmazda taraflar paydaştırlar. Paydaşlar (kural olarak) intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler.İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi ise; ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşlara bildirilmiş olmasına bağlıdır. İntifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası yemin dahil her türlü delille ispatlanabilir. Bu koşul dava şartı niteliğinde olduğundan gerçekleşip gerçekleşmediğinin mahkemece re'sen araştırılarak saptanması gerekmektedir.Davalıların mesken olarak kullandıkları yerlere ilişkin olarak intifadan men şartının gerçekleşmesi gerekmekte olup, davacının dava dilekçesinde "her türlü delil" demek suretiyle yemin deliline dayandığının anlaşılması karşısında, intifadan men şartının ispatı için davacı tarafa yemin teklif etme hakkının bulunduğu hatırlatılarak, bu yeminin sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Diğer yandan, dava konusu dükkana ilişkin olarak, bu taşınmazın boş olup gelir getirmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Öyle ise mahkemece, dava konusu dükkanın anahtarının davalılarda bulunup bulunmadığı, böylelikle de taşınmazın hakimiyetinin davalılarda olup, bu nedenle de davacının dükkan üzerinde tasarruf hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığının tespit edilmesinden sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.