MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 3.900,00 TL alacağın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili, müvekkilinin avukat olan davalıya annesinden miras kalan ... Çimento Fabrikası hisselerinin mahkemece tespit ettirmesi için dava açmak üzere vekil tayin ederek 1.000,00 TL peşin nakit olarak kalan 2.900,00 TL’ni senetle olmak üzere toplam 3.900,00 TL ücret ödemiş ise de, dava açılmadığından haksız ödenen bu miktarın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı ile hisse senetlerinin esas dava öncesi tespitine ilişkin dava açılmak üzere anlaşıldığını, buna ilişkin dava dilekçesinin hazırlanarak ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesine götürüldüğünü, ancak davacı tarafından kendisine yetki verilmeden önce 2006/9 Tereke nosu ile dava açılmış olduğu anlaşıldığından esas davanın açılması nedeniyle delil tespiti talebinin reddedildiğini, davacının dava takibini imkansız hale getirdiğinden talepte bulunamayacağını, ayrıca 950,00 TL ödeme yapıldığını, senet ile ödeme yapıldığı iddiasının doğru olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.Mahkemece, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Somut olayda yanlar arasında düzenlenmiş bulunan vekalet sözleşmesi uyarınca davalının davacı adına hisse tespit davası açmak üzere vekil tayin edildiği ancak bu davanın açılmadığı tarafların kabulündedir. Davalı davacının daha önce açtığı tereke tespit davası nedeniyle bu davayı açamadığını ileri sürmüş ise de aynı anda tereke davasını takip etmek üzere de ücret sözleşmesi düzenlendiği ve onun için ayrıca 900,00 TL vekalet ücreti ödendiğine dair meslek makbuz sunulmuştur. Davalı tereke davasını bilerek bu sözleşmeyi yapmış, ancak herhangi bir hukuki yardımda bulunmamıştır. O nedenle aldığı ücreti iade etmesi gerekir.
Davacı anlaşma uyarınca 3.900,00 TL ücretin 1.000,00 TL’sini peşin nakit, kalan 2.900,00 TL’sini ise senetle ödeyerek senedi aldığını beyanla, 30.6.2006 tanzim tarihini taşıyan 2.900,00 TL bedelli davalının eli ürünü üzerinde iptal yazısı bulunan senet aslını ibraz etmiştir. Davalı hiç ücret ödenmediğini, davacı ile başka ticari ilişkileri bulunduğunu senedin bu nedenle düzenlendiğini savunmuş ve buna dair ihtarname sunmuş ise de, bu ihtarname 20.1.2006 tarihli olup, davalının davacının hissedar olduğu taşınmazdaki hissesini 20.000,00 TL bedelle satın alacağını diğer hissedara bildirmek üzere gönderdiği şufa hakkına ilişkindir. Orada borçlu davalı olduğu için bu savunmaya itibar edilmemiştir. Kaldı ki, senet tarih ve miktar itibarıyla 30.6.2006 tarihinde düzenlenen Avukatlık Ücret sözleşmesinde belirtilen “ücretin kalan 2.900,00 TL’si 10.7.2006 tarihinde ödenecektir ” hükmüne uygun olarak 30.6.2006 tarihinde tanzim edilmiş, vade tarihi ise 10.7.2006 olmakla, tarih ve miktar itibarıyla vekalet ücretine karşılık verildiği ve ödenerek alındığı anlaşılmaktadır.O halde, davanın kabulü yerine yanılgılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy