MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 34069,33 TL faiz alacağının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 34021,18 TL alacağın tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, İş Kanunu madde 30 gereğince, müvekkili olan davacının özürlü ve eski hükümlü kontenjan açığını kapatmaması nedeni ile davalı tarafından hakkında 189 006,58 TL. idari para cezası tahakkuk ettirildiğini, davacının bu meblağı davalı hesabına ödediğini, ancak para cezasının mahkemece iptal edildiğini ve davalı tarafından da kendisine ödenen meblağın iade edildiğini beyan ederek, paranın davalının elinde kaldığı süreye ilişkin olarak 34 069,33 TL. faizin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Somut olayda, davaya dayanak teşkil eden idari para cezasının iptali için davacı tarafından sulh ceza mahkemesinde dava açılmış, mahkemece itirazın reddine karar verilmiş, bu karar itiraz üzerine de ağır ceza mahkemesi tarafından itirazın kabulü ile para cezasının iptaline karar verilmiştir.Dava sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan faiz alacağının tahsili talebine ilişkindir.Borçlar Kanununun 62. maddesi gereğince, borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebilir.Davada, idari para cezasının iptaline ilişkin mahkeme kararının kesinleşme tarihinde, artık davacı taraf ödediği bedeli talep etme hakkını kazanacağı için, davalı taraf bu tarihte temerrüde düşmüş olup, bu tarihten itibaren alacağa faiz tatbik edilebilecektir.Öyle ise mahkemece, bilirkişiden ek rapor alınarak, idari para cezasının iptaline ilişkin kararın kesinleşme tarihinden itibaren faiz hesabı yaptırılıp, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.Bundan ayrı olarak ta, 4904 sayılı yasa 23/b maddesi hükmü gereğince Türkiye İş Kurumu harçtan muaf olup aleyhine karar harcına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy