MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde vasiyetnamenin iptali, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, müvekkilinin annesi vasiyetçi ....'ın 21.07.2004 tarihinde noterde düzenlendiği vasiyetnamesi ile 418 ada 8 paselde kayıtlı taşınmazdaki ½ hissesini davalıya bıraktığını, murisin 09.04.2005 tarihinde vefat ettiğini, vasiyetnamenin şekil şartlarını taşımadığını, ayrıca vasiyetname düzenlendiği sırada murisin akıl ve şuurunun yerinde olmadığından tasarruf ehliyetinin bulunmadığını, noterce sadece pratisyen hekim raporu alınarak vasiyetnamenin düzenlendiğini, bunun yetersiz olduğunu ileri sürerek vasiyetnamenin iptali, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; vasiyetnamenin şekil şartlarını taşıdığını, tanık beyanlarına ve vasiyetnamenin düzenlendiği sırada noterce alınan acil hekim raporuna göre vasiytenamenin düzenlendiği sırada murisin akıl ve şuurunun yerinde olduğu, hukuki işlem ehliyetinin bulunduğundan iptal taleplerinin yerinde olmadığını, bu nedenle iptal taleplerinin reddine, tenkis talepleri yönünden ise, dava konusu vasiyet edilen taşınmazın halen vasiyetçinin adına kayıtlı olduğunu, vasiyetnamenin yerine getirilmesi davasının da açılmadığını, tenkis talebinde bulunma şartlarının halen oluşmadığı gerekçesiyle de tenkis talebinin de reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İptal yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Mahkemece, vasiyetçinin eşi vasıtasıyla sağlık (tedavi) yardımı alıp almadığı, eşinden sağlık karnesinin bulunup bulunmadığı, vasiyetnamenin düzenlendiği sırada ve öncesinde sağlık kurumlarında (hastanelerde vs.) tedavi görüp görmediği, tedavi görmüş ise nerelerde tedavi gördüğü hasta bakım, müşahade tedavi evraklarının nerelerde bulunduğu hususundaki delillerle ilgili davacı tarafa usulünce kesin süre verilerek, tüm deliller toplanıp ... Kurumundan tasarruf (hukuki işlem) ehliyetine ilişkin rapor alınıp, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, tanık beyanlarına ve yetersiz olan acil hekim raporuna göre eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, iptale yönelik hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Tenkise yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise, TMK. 560.maddesinde; saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilirler. Tenkis davası, iptal davası ile birlikte açılabileceği gibi ayrıca sadece tenkis davası olarak da açılabilir. Vasiyetnamenin yerine getirilmesi davasında da tenkis def'i olarak da ileri sürülebilir. İptal davası ile birlikte tenkiste talep edilmiş ise, vasiyetnamenin iptali şartları oluşmamış ise iptal davası reddedilir, tenkis şartları var ise tenkise karar verilir. Tenkis yönünden kurulan hükümde yerinde değildir. Bu nedenle, hükmün hem iptal hem de tenkis yönünden bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy