MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
VEK.AV. BUKET KARAMAN
Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davada, davalı yüklenicinin aracın tamiri sırasında hatalı montaj nedeniyle motor arızasına neden olduğu ileri sürülerek ikinci kez onarım bedeli olarak ödenen 7 408,85 Euro'nun Borçlar Kanunun 83.maddesine göre ödeme günündeki kur üzerinden işleyecek faizi tahsili istenilmiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar,davacı tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 21.11.2011 tarih ve .....sayılı ilamı ile “Kural olarak taraflardan herbiri iddia ve savunmasını dayandırdığı olguların varlığını usule uygun şekilde ispat etmekle yükümlüdür (TMK.md.6.)
Somut olayda, davacı aracı 25.07.2006 tarihinde davalıya tamir ettirmiştir. Davalı ise, tamirden sonra başka bir serviste de bu bakımın yaptırılmış olabileceğini ve montaj hatasının burada meydana gelmiş olabileceğini iddia etmektedir. Faturada yapıldığı belirtilen işlerin daha sonra başka bir yerde yapıldığı ve hasarın da bu aşamada ortaya çıkmış olabileceğini ve giderildiğini ispat külfeti anılan yasal düzenleme hükmü gereğince bunu ileri süren davalıdadır.
Mahkemece, yeniden üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak davalının savunması yönünde inceleme yapmak, davacı belgeleri incelenerek son servis hizmetinin davalı tarafından yapıldığının kabulü edilmesi halinde kayış kitinin (triger) değiştiği dikkate alındığında bu serviste germe makarası ve triger kayışının hatalı montajı sebebiyle motorda hasar meydana gelip gelmeyeceği araştırılarak sonucu dairesinde bir karar vermek gerekirken eksik inceleme sonucu davanın reddi cihetine gidilmesi doğru görülmemiştir” gerekçesiyle bozulmuştur.
...
-2-
Mahkemece, bozma ilamına uyularak üç kişilik bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle davanın kabulü ile 14 169 TL'nin ödeme tarihi olan 27.12.2006 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı ve davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak; muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer (6098 sayılı TBK. nun 117/1.maddesi).
Somut olayda, davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğü iddia ve ispat edilmemiştir. Bu nedenle hüküm altına alınan alacağa, dava tarihi yerine ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bundan ayrı olarak, 23.01.1990 tarihinde yürürlüğe giren 3678 sayılı Kanunun 29.maddesiyle 818 sayılı Borçlar Kanununun 83.maddesine bir fıkra eklenerek, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklının, bu alacağını aynen vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre.... parası ile ödenmesini isteyebileceği kabul edilmiştir. Yine ....nın 2012/12-1072 E.-2013/496 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere "Alacaklının, Borçlar Kanunu'nun 83 ve TTK.nun 623.maddesi uyarınca seçimlik hakkını, fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılması yönünde kullanması halinde, dava konusu alacak tahsil tarihine kadar yabancı para alacağı olarak değerlendirileceğinden, alacaklı, bu alacağa 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre faiz isteyebilir.
Bu kurallar ışığında somut olayın incelenmesinde; davacının dava dilekçesinde alacağını yabancı para olarak gösterdiği ve toplam yabancı para alacağının faiziyle birlikte tahsilini istediği, bu haliyle fiili ödeme günündeki kur üzerinden ödeme yapılmasını talep ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında,7408,85 .... tahsil tarihinde .... efektif satış kuru üzerinden ...karşılığının dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunu'nun 4/a maddesi uyarınca.... ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle tahsiline karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
...
-3-
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Full & Egal Universal Law Academy