MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen eşya alacağı davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesi ile; taraflar arasında boşanma davasının devam ettiğini, davacının çeyiz eşyalarının tamamını evlenirken davalıya teslim ettiğini, evlendikten kısa bir süre sonra da düğünde takılan tüm ziynet eşyaları ve paraları davalının zorla aldığını, bir gün davalının davacıyı köye ziyarete gidiyoruz diyerek kandırıp, terminale bırakıp terk ettiğini, davacının üstündeki kıyafetle yanına başka bir şey almadan baba evine dönmek zorunda kaldığını iddia ederek çeyiz senedinde yazılı eşya ve takıların bedeli olan 3.000 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının kendi rızasıyla evden ayrıldığını, çeyiz ve ziynet eşyalarını davalıya bırakarak gittiğini, iade yönünde hiçbir talebi olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile; 04/09/2012 havale tarihli bilirkişi raporunda geçen çeyiz eşyalarının ve 02/07/2012 havale tarihli bilirkişi raporunda geçen altın ve ziynet eşyalarının davalıdan alınarak davacıya aynen verilmesine, aynen ifası mümkün olmadığı takdirde bu bilirkişi raporlarında geçen çeyiz eşyası ve ziynet eşyalarının toplam değeri olan 17.949,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin aşağıda sayılan bendler dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
1-)Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297.maddesi (HUMK.388.md), hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yükletilen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında; açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesini emredici kural olarak getirmiştir.
İstem hakkında karar verilirken istenilen eşyaların her biri hakkında verilen hükümle taraflara yükletilen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer, birer, açık, şüphe ve infazda tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Mahkemece hüküm kısmında bedelinin tahsiline karar verilen ziynet ve ev eşyalarının cins, nitelik, miktar (gram ve ayarı) ve değerlerinin, ayrı ayrı gösterilmesi gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde bilirkişi raporuna atıf yapılarak hüküm verilmesi doğru değildir.
2-)Davacı vekili dava dilekçesinde dava konusu edilen ev ve çeyiz eşyalarının bedelinin tahsilini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucu ise davanın kabulü ile bilirkişi raporunda geçen altın ve ziynet eşyalarının davalıdan alınarak davacıya aynen verilmesine, aynen ifası mümkün olmadığı takdirde bu bilirkişi raporlarında geçen çeyiz eşyası ve ziynet eşyalarının toplam değeri olan 17.949,50 TL'nin tahsiline karar verilmiştir. Mahkemenin 6100 Sayılı HMK'nun 26. (1086 sayılı HMUK'nun 74.) maddesine aykırı şekilde davacının talebini aşarak aynen iade talep edilmemesine karşın yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırıdır.
3-) Somut olayda, dava dilekçesine, taraf ve tanık beyanlarına bakıldığında talep edilen ziynet eşyalarının 'gramları' konusunda bir açıklık olmadığı görülmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise tamamen tahmini, ortalama bir ölçü alındığı anlaşılmaktadır. Mahkemece; talep edilen 5 adet burma bileziğin gramlarına ilişkin bir araştırma yapılmadan, taraf ve tanıklara bu hususta açıklama yaptırılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.