(2004 S. K. m. 67) (4721 S. K. m. 6) (818 S. K. m. 355)
Dava: Dava dilekçesinde 6.310 TL'lik takibe vaki itirazın iptali ile %40 inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili olan davacının davalıya ait aracın tamirini yaptığını, tamir bedelinin ödenmediğini, bu bedelin tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi yaptıklarını, davalının da bu takibe itirazda bulunduğunu beyan ederek itirazın iptaliyle inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, ortada geçerli bir takibin bulunmadığını, kaldı ki davacıyla aralarında hukuki bir ilişkinin bulunmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava, eser sözleşmesine dayalı araç tamir bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemidir. M.K'nın 6. maddesine göre herkes iddiasını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
818 Sayılı B.K.nın 355. vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda işin yapılıp teslim edildiğini ve iş bedeline hak kazanıldığını kanıtlama yükü yükleniciye, iş bedelinin ödendiğini ispat külfeti ise iş sahibine düşer.
Davacının genel kurallar içinde davalıya ait aracı tamir ettiğini kanıtlaması gerekir. Alacağın miktarı itibarıyla davacı iddiasını yazılı belgeyle ispat etmek zorundadır.
Yargılama aşamasında, davaya konu uyuşmazlığa dair olarak davalı tarafa isticvap davetiyesi gönderilmiş, bu davetiye usulüne uygun şekilde davalıya tebliğ edilmiş olmasına rağmen, davalı duruşmaya gelmemiştir. Dolayısıyla, taraflar arasında aracın davacı tarafından tamir edildiğine dair bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Mahkeme tarafından, davacının sunduğu fatura esas alınmak suretiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Fatura; tek taraflı ve davacı tarafından düzenlenmesi her zaman mümkün olan bir belgedir, bunun yanında davalıya tebliğ edilmemiştir. Bu sebeple davacının iddiasını ispat için yeterli değildir.
Öyle ise mahkemece, konusunda uzman bilirkişilere inceleme yaptırılıp, davacı tarafından düzenlenmiş olan fatura münderecatıyla araç üzerinde yapılan işlemlerin kadri maruf olup olmadığı saptanmalıdır. Bu konuda bilirkişi tetkikatı yaptırılmadan, sadece davacının sunduğu fatura esas alınarak davanın kısmen kabulüne karara verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 19.02.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy