(4721 S. K. m. 176, 182)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda, hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde; taraflar arasında görülen boşanma davasında, müvekkili lehine aylık 200 TL yoksulluk nafakasına, velayeti müvekkiline verilmiş olan müşterek çocuk A. E. için aylık 100 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, ancak aradan geçen sürede takdir edilen nafakaların yetersiz kaldığını ileri sürerek; yoksulluk nafakasının 600 TL'ye, iştirak nafakasının 500 TL'ye yükseltilmesini ve takdir edilen nafakaların gelecek yıllarda %10 oranında artışına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüyle yoksulluk nafakasının 350 TL'ye, iştirak nafakasının 250 TL'ye yükseltilmesine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
1-Davacı tarafın gelecek yıllara dair artış oranına ilişen temyiz itirazının incelenmesinde:
Davacı tarafça, T.M.K.nun 176/son ve 182/son maddeleri uyarınca artış oranının belirlenmesi isteminde bulunulduğu halde, takdir edilen nafakalar için gelecek yıllardaki artış oranının belirlenmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır (H.M.K. Md 297/2).
2-Davalı tarafın yoksulluk nafakasına ilişen temyiz itirazının incelenmesinde;
T.M.K.nun 176/4. maddesine göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçlarıyla nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası tüik'in yayınladığı üfe oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır.
Somut olayda; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında, boşanma davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olduğu ileri sürülmemiştir.
O halde; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın tüik'in yayınladığı üfe oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yüksek nafaka takdiri doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde temyiz edenlere iadesine, 16.02.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy