MAHKEMESİ : ÇANAKKALE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/03/2013
NUMARASI : 2010/334-2013/83
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; iki ayrı bonoya dayalı takipler nedeniyle toplam 33.000,00 TL'yi ödediğini, davacının ödeme yaptığı her iki bonoda kefil sıfatı ile imzası bulunduğundan, bonoların keşidecisi, asıl borçlu davalı hakkında Çanakkale 2. İcra Müdürlüğü'nün 2010/850 Esas sayılı dosyası ile ödediği 33.000,00 TL'nin tahsili istemi ile takip başlattığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile %40 inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, bonoları kefil olarak değil, adi ortaklığın borcuna karşılık birlikte imzaladıklarını, adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin derdest dava bulunduğunu bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, her iki bononun adi ortaklığın borcu karşılığı düzenlendiği gerekçesi ile davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaların birleştirilmesi ve ayrılmasına ilişkin hükümler, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 45. ve devamı (yeni HMK 166. ve devamı) maddelerinde düzenlenmiş olup, amacı usul ekonomisine hizmet etmek ve aynı konuda çelişkili kararlar verilmesini önlemektir. Anılan Yasanın 45/1.(yeni HMK 166/1) maddesine göre; "Aynı mahkemede görülmekte olan davalar arasında bağlantı bulunması halinde, davanın her safhasında, istek üzerine veya kendiliğinden mahkemece birleştirilebilir." Birleştirmenin koşulu olan “bağlantı” da, aynı yasanın 45/3.(yeni HMK 166/4) maddesinde, "Davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelik bulunması" olarak tanımlanmıştır.
Somut olayda davacılar arasında adi ortaklık bulunduğu mahkemenin de kabulündedir.
Davacı tarafından talep edilen adi ortaklık adına yapılan harcamanın tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında Çanakkale 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/147 Esasında kayıtlı "adi ortaklığın tasfiyesi" davasının mevcut ve halen derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Aynı taraflar arasında ve aynı sözleşme kapsamında açılmış olan eldeki dava ile Çanakkale Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/147 Esas sayılı dosyası üzerinden açılmış olan davada, dayanılan maddi vakıalar aynı olduğu gibi, davalardan biri hakkında verilecek olan hüküm diğerini de etkileyecek niteliktedir. Bu nedenle söz konusu davalar arasında bağlantı mevcut olup, gerek yargılamanın daha sağlıklı bir şekilde yürütülmesini sağlamak ve gerekse çelişkili kararlar verilmesini önlemek açısından, davaların birlikte görülmesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesi zorunludur. O halde davaların birleştirilerek yargılamanın devam ettirilmesi ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy