MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın müvekkilinin eski eşi, davalı ...'nin ise kayınvalidesi olduğunu, davalıların müvekkilinin 10 adet bilezik ve 123 adet çeyrek altınını elinden zorla aldıklarını belirterek; ziynetlerin aynen iadesini, bunun mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği ziynet miktarına itiraz ederek, düğünde yalnızca 4 bilezik ve 16 adet çeyrek altın takıldığını, bu ziynetlerin de davacının rızasıyla evin ortak ihtiyaçlarına harcandığını savunmuş; davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Davalı ...; ziynetlerin davacının rızasıyla bozdurulduğunu ileri sürerek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, 4 adet 22 ayar bilezik (3.508,00 TL), ve 50 adet çeyrek altın (7.650,00 TL)'nın mevcutsa aynen değilse davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalılardan ... yargılama sırasında vefat ettiğinden hakkındaki davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava; ziynet eşyalarının iadesi istemine ilişkindir.
TMK'nın 28/1 maddesi gereğince, gerçek kişilerin kişiliği ve bununla medeni haklardan istifade (hak) ehliyeti ölümle sona erer. Hak ehliyetinin medeni usul hukukunda büründüğü şekil taraf ehliyetidir. Bu nedenle ölmüş olan kişinin taraf ehliyeti yoktur. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davalar; tarafın ölümüyle konusuz kalmaz, bu davalara ölen tarafın mirasçılarına karşı veya mirasçılar tarafından devam edilir. Ölen tarafın mirasçıları davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip ederler. Hüküm; ölen taraf adına değil; mirasçılar adına verilir.
HMK'nın 27.maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkı gereğince de taraflar, yargılamayla ilgili açıklamada bulunma, bu çerçevede iddia ve savunmalarını ileri sürme ve ispat etme hakkına sahip olup, bu hak gereğince de mirasçılara tebliğ işleminin yapılması gereklidir.
Somut olayda; davalılardan Zekiye yargılama sırasında 10.07.2013 tarihinde ölmüş, mahkemece, bu davalı yönünden davanın konusuz kaldığına karar verilmiştir.
Hal böyle olunca mahkemece; yargılama sırasında ölen davalı ...'nin tüm mirasçıları tespit edilip, bu kişiler davaya dahil edilerek; taraf teşkili sağlandıktan sonra, davanın esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, yanılgı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelemesine gerek görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.