MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin elektrik abonesi olduğunu, müvekkiline ait işyerinin kiracısının, elektrik borcunu düzenli ödemediğini, bu nedenle davalı elektrik dağıtım şirketinin müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, müvekkilinin, icra takip borcuna mahsuben davalı tarafa değişik tarihlerde ödeme yaptığını ancak sonradan davalının, kaçak elektrik kullanımı varmış gibi fatura tahakkuk ettirip, müvekkilinden fazla para talep ettiğini öğrendiklerini belirterek; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutup; 29.07.2013 tarihinden, 29.01.2014 tarihine kadar tahakkuk ettirilen bedelin 26.044,00 TL'lik kısmından ve bu kısmın faizinden dolayı müvekkili şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, 04.11.2014 havale tarihli ıslah dilekçesiyle 34.188,05 TL borçlu olunmadığının tespiti ile menfi tespitine karar verilen bedelin kısmen veya tamamen ödenmiş olması halinde ödenen bedelin davalıdan istirdatına karar verilmesini dilemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının halen 33.776,77 TL borcu bulunduğunu, fiilen kesik olan elektriğin mühür kırılmak suretiyle kaçak olarak kullanıldığının tespit tutanakları ile sabit olduğunu savunarak; davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile 05.09.2013-16.09.2013-05.11.2013 vade tarihli faturalar nedeni ile ....Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyası ile talep edilen 45.184,44 TL takip bedelinden, davacının davalıya 33.698,04 TL ve bu bedele ait icra masrafı, icra vekalet ücreti ve harçlar ile birlikte borçlu olmadığının tespitine, 09.12.2013 vade tarihli fatura nedeniyle ....esas sayılı takip dosyası ile talep edilen 1.145,83 TL takip bedelinden davacının davalıya 489,99 TL ve bu bedele ait icra masrafı, icra vekalet ücreti ve harçları ile birlikte borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
./..
-2-
Dava; elektrik abonesinin açtığı menfi tespit istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, yargılama sırasında elektrik bilirkişisinden rapor alındığı, bilirkişinin 21.07.2014 tarihli raporunda; abonenin ölçü sistemine bir müdahalesinin olmadığı, enerjinin sayaçtan geçtiği, usulsüz elektrik kullanımı bulunduğunu belirterek hesaplama yaptığı ve davacının 12.142,22 TL borçlu olduğunu rapor ettiği, mahkemece, bu rapor benimsenerek yazılı şekilde hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda temyize konu uyuşmazlık; abonelikte kaçak mı usulsüz mü elektrik kullanıldığı noktasında toplanmaktadır.
.... Yönetmeliği'nin 13. maddesinde, gerçek veya tüzel kişiler tarafından, yasal şekilde tesis edilmiş sayaçtan geçirilmeden mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketilmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilmiştir.
Aynı yönetmeliğin 13. maddesinin b bendinde ise; dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açması, kaçak elektrik tüketimi olarak açıkça belirtilmiştir.
Somut olayda; dosyadaki tutanaklardan, borcundan dolayı kesilen elektriğin mühür kırılmak suretiyle kullanıldığı ve enerjinin sayaçtan geçtiği tespit edilmiştir.
Davacının dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun şekilde kestiği elektrik enerjisini, yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında mühür kırarak açtığı sabit olup buna göre Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13./a-b maddesi hükümleri gereğince kaçak elektrik kullandığı açıktır.
Hal böyle olunca mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, dosyanın alanında uzman üçlü bilirkişi kuruluna tevdi ile, davalının, davacıdan talep edebileceği kaçak elektrik bedelinin, Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve bu yönetmelik gereğince yayınlanan usül ve esaslarda açıklanan yönteme göre hesaplanması için taraf ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınması, davacının sorumlu tutulabileceği kaçak elektrik bedelinin duraksamasız belirlenmesi, daha sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalı vekilinin rapora itirazları karşılanmaksızın, yetersiz bilirkişi raporu hükme dayanak yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Full & Egal Universal Law Academy