MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalının ....Hastanesi’nde asistan olarak görev yaptığını; ... Defterdarlığı Muhasebe Denetmenliği’nin 16.04.2010 gün 13.132.1.6 sayılı inceleme raporuyla net performans puanının hesaplanmasında hatalı unsurlar dikkate alınarak 9.829,82 TL yersiz ödeme yapıldığının anlaşıldığını ileri sürerek; anılan tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin gerçek dışı beyan ve hilesiyle elde edilmiş bir tutar olmadığını savunarak, davanın reddine istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile 9.829,79 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
HMK 266.hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.
Somut olaya gelince, mahkemece; yargılama sırasında bilgisine başvurulan "hukukçu" bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiştir. Rapor düzenleyen bilirkişi dava konusunda uzman olmadığı bu nedenle bilirkişi olarak dinlenemeyeceği kuşkusuzdur. Davacı tarafın talep edebileceği bedelin, dava konusunda uzman (...bilirkişi tarafından denetime elverişli bir şekilde değerlendirilip, belirlenmesi gerekmektedir.
Hal böyle olunca, mahkemece; dosyanın dava konusunda uzman ..... bilirkişiye verilerek rapor alınıp, hasıl olacak sonuç dairesinde hüküm tesis edilmesi gerekirken; eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy