MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen menfi tespit - abonelik tesisi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sunmuş olduğu kira sözleşmesi, vergi kaydı, işyeri ruhsatı ve deprem sigorta poliçesinden anlaşılacağı üzere iş yerinin sahibi olduğunu, elektrik aboneliği için istenen tüm evrakların tam olduğunu, elektrik aboneliği için davalıya başvuru yaptığını, davalı kurum yetkililerinin iş yerinde önceden kiracı olan şahsın elektrik borcu nedeniyle müvekkilinin talebini reddettiklerini, önceki abonenin şahsi elektrik borcundan dolayı müvekkilinin abonelik talebinin reddi ve elektriğin kesilmesinin zorlamayla, hukuk dışı işlemlerle alacağın tahsiline çalışılmasının hukuk düzenine aykırı olduğunu, müvekkilinin elektrik aboneliği işleminin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında; davacının işyerinin yeni sahibi olduğu yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davaya konu ... nolu aboneliğin ... adına kayıtlı olup, kullanıcısının ... olduğunu, abone kayıtlarından da anlaşılacağı üzere davaya konu abonelik borçlarından dolayı ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2012/7015 ve 2012/7016 Esas ve ...r İcra Müdürlüğünün 2013/1401 E. Sayılı dosyaları ile icraya sevk edildiğini, bu nedenle davacı tarafça ileri sürülen kiralama işleminin muvazaalı olarak borçtan kurtulmak amacıyla yapıldığını, müvekkili kurum çalışanları tarafından yapılan çevre araştırması neticesinde söz konusu işyerinin halen un fabrikası olduğu ve eski çalışanların fabrikada çalışmaya devam ettiği ve önceki sahibinin de mesai bitiminden sonra uğradığının tespit edildiğini, kiralama işleminin muvazaalı işlem olup, borçlardan kurtulmak ve alacaklılardan kaçırmak amacıyla yapıldığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile elektrik aboneliği için gerekli belgeler ve masraflar davacı tarafından verildiğinden, davalı tarafça davacının ....adresindeki Değirmen olarak işletilen işyeri için elektrik aboneliği başvurusunun kabulü ile taraflar arasında abonelik ilişkisi tesisine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık; elektrik aboneliği tesisinde oluşan muarazanın giderilmesine ilişkindir.
Kural olarak; abone sözleşmesi kimin adına düzenlenmiş ise tüketim bedelinden o kişi, eş söyleyişle sözleşmenin tarafı olan abone sorumludur. Dolayısı ile elektrik dağıtım şirketleri, önceki abonenin borcunu yeni aboneden talep edemeyeceği gibi yeni aboneliğin tesisi için de bu borcun ödenmesini isteyemez.
Ancak, davalı dağıtım şirketi vekili cevap dilekçesinde; önceki abonenin borçlarından kurtulmak için muvazaalı kira sözleşmesi yapıldığını iddia etmiştir.
Buna göre, mahkemece; muvazaa iddiası açısından ...'dan işyeri açılış dosyası, vergi dairesinden işyeri açılış-kapanış dosyası dosya içerisine alınmalı, davalı kurum çalışanları tarafından tutulan 16.06.2014 tarihli tutanak mümzileri dinlenmeli, dava konusu fabrikanın önceki borçları ile ilgili icra ve dava dosyaları getirtilerek önceki abone ile davacı arasında bir bağ bulunup bulunmadığı araştırılmalı; bu eksikler giderildikten sonra bir karar verilmelidir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar ve muvazaa iddiası araştırılmadan, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.