MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından düzenlenen, 09.07.2010 tanzim, 14.08.2010 ödeme tarihli, 10.000 TL meblağlı senedin, dava dışı ... lehine düzenlendiğini, ...'in, ...'nin sahibi olduğunu, senedin ciro ile davalı şirket eline geçtiğini, müvekkili tarafından, 17.09.2010 tarihinde, son hamil davalının Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş.' nin Altunizade Şubesi hesabına senet bedeli olan 10.000 TL'nin 17.09.2010 tarihinde, ödendiğini, yapılan ödemede "...ınar ekmek dönen senede istinaden ... harita " açıklaması yapıldığını, davalının, bedelini tahsil ettiği senetteki cirosunu iptal ederek, senedi dava dışı ...'e iade ettiğini, bu kez ... tarafından müvvekkilin davacı hakkında başlatılan takip ile senet bedeli dahil 16.635 TL ödemenin takip alacaklısına yapıldığını, davacı ve davalı şirket arasında ödeme yapılan senet dışında hiç bir ticari ilişki bulunmadığını, ödemeye rağmen senedin davalı tarafından müvekkiline iade edilmeyerek kötüniyetli davranıldığını belirterek, fazlası saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; senedin ödeme tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle geçtiğini, davacı tarafından senedin vadesinde ödenmemesi üzerine, 10/09/2010 tarihinde, dava dışı ...'ne teslim edildiğini, ödemenin teslimden sonra yapıldığını, ödemenin kim tarafından yapıldığının anlaşılamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile 10.000 TL 'nin ödeme tarihi olan 17/09/2012'den itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilini tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, mahkemece senedin ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesinde bir isabetsizlik yok ise de, bu tarihin 17/09/2010 olduğu halde karara 17/09/2012 olarak yazılmış olması doğru görülmemiştir. Bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm kısmının 2. bendinde yer alan "... davalıya ödendiği tarih olan 17/09/2012 tarihinden itibaren..." ifadesinin çıkarılarak yerine "... davalıya ödendiği tarih olan 17/09/2010 tarihinden itibaren..." ifadesinin yazılması suretiyle HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.