MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı dava dilekçesinde; davalı şirketin, işyerinde kaçak elektrik kullandığından bahisle 22.03.2005 tarihinde hakkında kaçak elektrik tutanağı düzenlendiğini, bu tutanağa istinaden 9.944,46 TL bedelli fatura tanzim edildiğini, iş yerindeki ticari faaliyetin durmaması için söz konusu fatura bedelini, kaçak elektrik kullanmadığı halde davalıya ödediğini, ödenen bedelin geri alınması için iş bu davayı açmak zorunda kaldığını belirterek; davalı şirkete ödenen 9.944,46 TL'nin, faiziyle birlikte davalıdan geri alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan kontrollerde sayacın kulak mühürleri koparılarak kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, tahakkukun mevzuata uygun olduğunu savunarak; davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; 28.12.2012 tarih, ... ... sayılı ilamla davanın kısmen kabulü ile 5.733,00 TL'nin dava tarihi olan 27.06.2005 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyanın temyiz incelemesi Dairemizce yapılmış, 14.11.2013 tarih, ... sayılı ilamla, ceza dosyası sonucunun bekletici mesele yapılarak, kesinleşmesinin beklenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi için hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece; bozma ilamına uyulmuş, ceza dosyasının sonucu beklenmiş, ceza davasının düşmesine yönelik olarak verilen kararın ardından, 05.05.2015 tarih,... sayılı ilamla, bozma öncesi alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile 5.733,00 TL'nin, dava tarihi olan 27.06.2005 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
./..
-2-
Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dava; kaçak elektrik tutanağına istinaden tahakkuk ettirilen fatura bedelinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile ödenen bedelin davalıdan istirdatı istemine ilişkindir.
Temyize konu uyuşmazlık; davacıya ait işyerinde kaçak elektrik kullanılıp kullanılmadığı ve bu hususta ispat yükünün davanın hangi tarafında olduğu noktasında toplanmaktadır.
Kural olarak; Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi hükmü uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. İspat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin iddia ettiği olayları kanıtlaması gerekir.
Öte yandan, kaçak elektrik tutanakları, aksi sabit oluncaya kadar geçerli olup, bu bağlamda ispat yükü, tutanağın aksini iddia eden davacı tarafa aittir.
O halde mahkemece; kaçak elektrik kullanmadığını iddia eden davacı tarafın bu iddiasını ispatla yükümlü olduğunun kabulü ile hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davalının, kaçak elektrik kullanıldığını ispat etmesi gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Diğer taraftan somut olayda; dava konusu uyuşmazlığın çözümü için yargılama sırasında iki ayrı bilirkişi raporu alınmıştır. Üçlü bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 17.04.2008 havale tarihli ilk raporda; davacının, dava tarihi itibariyle davalıdan her hangi bir alacağının bulunmadığı rapor edilmiştir. Bu rapora itiraz edilmesi üzerine elektrik mühendisi tarafından hazırlanan 18.07.2012 tarihli ikinci raporda, ilk rapordaki tespitin aksine, sayaçtaki eksik tüketimin 4.211,50 TL olduğu, davacının ödediği 9.944,46 TL'den eksik tüketim miktarı olan 4.211,50 TL düşüldüğünde, davalının, 5.733,00 TL'yi ticari temerrüt faiziyle birlikte davacıya iade etmesi gerektiği rapor edilmiş, mahkemece, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden ikinci rapora göre hüküm tesis edilmiştir.
Kural olarak takdiri delil olan bilirkişi raporu hakimi bağlamaz. Hakim bilirkişi raporunu serbestçe takdir eder. Raporlar arasında çelişki bulunması halinde çelişki giderilmeden hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca mahkemece, ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğunun kabulü ile bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan, yöntemince düzenlenmiş, Yargıtay ve taraf denetimine elverişli rapor alınıp, hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, birbiriyle çelişen raporlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Full & Egal Universal Law Academy