MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde, davalının müvekkiline ... ilçesi ... . mevkii 3 pafta 147 parsel üzerinde kain olduğunu bildirdiği taşınmazı satmayı taahhüt ettiğini, müvekkilinin bu taşınmazı kararlaştırılan alım satım bedeli olan 550.000 ... davalıya ödediğini, ancak ödeme tarihinden bu yana alım satıma konu taşınmazın müvekkiline resmi şekilde devredilmediğini, gayrimenkulün alım satımına yönelik tüm anlaşmalar resmi şekilde ... huzurunda yahut satış vadi sözleşmesi şeklinde ...huzurunda yapılması gerektiğini, bu şekilde yapılan sözleşmelerin geçersiz olduğunu ve tarafların birbirinden aldıklarını iadeye mecbur olduklarını beyan ederek, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutarak şimdilik 13.637 Euro'nun yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacının daha önce dava açmadığını, davacının talebinin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davada harici satış nedeni ile ödenen satış bedelinin iadesinin talep edildiği, olayda BK.m. 125 gereğince 10 yıllık zamanaşımının geçerli bulunduğu, harici satıştan kaynaklanan ödemenin1995 yılında yapıldığı, davada zamanaşımının da 2005 yılında dolduğu, ayrıca taşınmazın zilyetliğinin devrinin de sözkonusu olmadığı gerekçesi ile davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.09.2012 tarih ve ...sayılı kararı ile onandığı, davalı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulduğu, karar düzeltme incelemesi neticesinde Dairemizin ...Karar sayılı 26/03/2013 tarihli ilamıyla;
" Dava konusu olayda, davalı tarafın, 3.12.2006 tarihli mektubundaki “borcun 30.11.2007 tarihinde ödeneceğine ilişkin” beyanı, yukarıda açıklanan Hukuk Genel Kurulu kararı karşısında borcun yenilendiği anlamını taşımaktadır. Borcun yenilendiği 30.11.2007 tarihi itibariyle de yeni bir zamanaşımı süresi başlayacağından, artık somut olayda zamanaşımının dolduğunun kabulü mümkün değildir.
./..
-2-
Öyle ise mahkemece, bu ilke ve esaslar gözetilerek, yapılacak yargılama neticesinde işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle bozulduğu görülmektedir.
Söz konusu bozma ilamı uyarınca; mahkemece bozmaya uyularak 1995 yılında ödenen 550.000 ...dava tarihi itibariyle Euro karşılığının bilirkişiye hesaplatılması sonucu davanın kısmen kabulü ile; 13.405 Euro'nun dava tarihinden itibaren geçerli olmak ve değişen oranlarda gözetilmek sureti ile 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Islah, taraflardan birinin usule ilişkin bir işlemini, bir defaya mahsus olmak üzere kısmen veya tamamen düzeltmesine olanak tanıyan ve karşı tarafın onayını gerektirmeyen bir yoldur. HUMK'un 83. Maddesinde ıslah; (HMK'nın 176.maddesi); “iki taraftan her biri usule müteallik olarak yaptığı muamaleyi tamamen veya kısmen ıslah edebilir" olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanun'un müteakip 84.maddesinde (HMK.177.mad.) ise, ıslahın tahkikata tabi olan davalarda tahkikat bitinceye kadar kadar yapılabileceği öngörülmüş olduğundan ve temyiz faslında da, bozmadan sonra dahi ıslahın olanaklı bulunduğuna dair açık veya örtülü bir hüküm yer almadığından, Kanunun bu olanağı bir devre ve zaman ile sınırlandırdığı kabul edilme ve bu nedenle bozmadan sonra ıslahın mümkün olmadığı sonucuna varılması zorunludur.
Nitekim 04.02.1948 gün ve ...Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; dava açıldıktan sonra mevzuunda, sebebinde ve delillerde ve sair hususlarda usule müteallik olmak üzere yapılmış olan yanlışlıkları bir defaya mahsus olmak üzere düzeltmek ve eksiklikleri de tamamlamak imkanını veren ve mahkeme kararına lüzum olmadan tarafların sözlü ve yazılı beyanlarıyla yapılabilen 'ıslah'ın; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 84. maddesinin açık hükmü dairesinde tahkikat ve yargılama bitinceye kadar yapılabileceği Yargıtay'ca hüküm bozulduktan sonra bu yoldan faydalanmanın mümkün olamayacağı açıklanmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; dava dilekçesinde faiz talep edilmemesine rağmen bozma sonrası yapılan yargılama sırasında davacı vekili 07/01/2015 tarihli dilekçesi ile 13.637 Euro olan talebini 23.473 Euro'nun ( asıl alacak+ munzam zararın) dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte arttırdığını bildirerek davasını ıslah etmiş, mahkemece davacının ıslah talebi doğrultusunda asıl alacağa faiz eklenerek hüküm kurulmuştur.
./..
-3-
O halde mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler gereğince, bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı hususları da göz önüne alınarak dava dilekçesinde talep edilmeyen faiz talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu davalı taraf lehine doğmuş olan kazanılmış usuli hak göz önüne alınmaksızın bozmadan sonra yapılan ıslaha göre faiz eklenerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı görülmüş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Full & Egal Universal Law Academy