MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalı şirkete ait işyerinde, kaçak atık su kullanıldığı gerekçesi ile, kaçak tutanağı düzenlendiğini, kaçak atık su bedelinin tahsili amacı ile davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, davalının da itiraz ettiğini beyan ederek; itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü, itirazın kısmen iptali ile takibin 6.762,60 TL asıl alacak, 146,74 TL faiz olmak kaydı ile toplam 6.909,34 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin ve icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra, 10.08.2012 tarihinde açılmıştır.
6102 sayılı TTK. 4.maddesine göre bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.
Somut olayda; dava konusu uyuşmazlığın, davalı şirketin işyerinde kullanılan kaçak atık su bedelinden kaynaklandığı, her iki tarafın da tacir olduğu ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunduğu anlaşıldığından; uyuşmazlığın çözümü asliye ticaret mahkemelerinin görevi içerisindedir.
./..
-2-
Bu durumda, mahkemece; Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu düşünülerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken; işin esası hakkında karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Full & Egal Universal Law Academy