MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; davalının kaçak elektrik kullanması nedeniyle hakkında tutanak tutulduğunu, tahakkuk yapıldığını, kaçak elektrik bedelinin ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, .İcra Dairesinin 2012/3617 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile; takibe konu alacağın 3.211,50 TL si ile ilgili itirazın iptali ile takibin aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık; davalı hakkında, davacı elektrik şirketi tarafından tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedelinden; davalının sorumlu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır.
4628 sayılı ... Kanuna dayanılarak hazırlanan ve 25 Eylül 2002 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak 01.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13. maddesi hükmünde, gerçek veya tüzel kişiler tarafından, hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmiş sayaçtan geçirilmeden mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketilmesi kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilmiş, 15. madde hükmünde de, kaçak ve usulsüz elektrik enerjisi kullanımına ilişkin tespit, süre, tüketim miktarı hesaplama, tahakkuk, ödeme yöntemleri ile diğer usul ve esasların dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından belirlenerek Kuruma sunulacağı ve kurul onayı ile uygulamaya konulacağı açıklanmıştır.
Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek üzere .. Düzenleme Kurumu tarafından, 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından uygulanacak “Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanılması Durumunda Yapılacak İşlemlere İlişkin Usul ve Esaslar” hakkında 622 sayılı karar alınmıştır.
Dosyada mevcut ve davacı şirket elemanları tarafından düzenlenen 04.01.2010 tarihli kaçak zaptının incelenmesinden, "....idareye kayıtsız sayaçtan enerji kullanmak suretiyle..." kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiği görülmüştür.
Dosyanın incelenmesinden; davacı kurum tarafından düzenlenen kaçak elektrik tüketim tahakkukunda kaçak kullanım süresi 2 gün olarak belirtilmiş,kaçak tespit tutanağında ise devreden çekilen akım 3,5 A olarak belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda ise kaçak kullanım süresi olarak 226 gün esas alınıp harcanan enerji 6780 kwh olarak tespit edilmiş, akabinde idare tarafından düzenlenen kaçak elektrik tüketim tahakkukunda belirtilen (5.042,42 TL/10.797.60kwh) esas alınarak hesaplama yapılmış mahkemece hükme esas alınmıştır.
Davalının eyleminin kaçak elektrik enerjisi tüketimi olduğu, kaçak elektrik bedelinin tutanak tarihi itibariyle Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve .. Düzenleme Kurumu tarafından yayımlanan 29.12.2005 günlü 622 sayılı kararı esas alınarak hesaplanması gerektiği kuşkusuzdur. Tutanak tarihindeki yönetmeliğe uygun olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm verilemez..
Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle dosyanın önceki bilirkişi dışında bir bilirkişiye verilerek, bilirkişiden davacının davalı taraftan isteyebileceği asıl alacak ve işlemiş faizden oluşan bedelin, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve .... ... Kurumu tarafından yayımlanan 29.12.2005 günlü 622 sayılı karara göre hesaplanması konusunda denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy