MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde; abonelik sözleşmesinden kaynaklanan fatura borçlarını ödemeyen davalı hakkında başlatılan icra takibinin, davalının haksız itirazı üzerine durduğunu belirterek; davalının, .... İcra Müdürlüğü'nün.... sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; 14/03/2012 tarihine kadar olan borcu kabul ettiklerini, abone olarak sorumlu oldukları miktarın daha önce bildirilmiş olsaydı ödeyeceklerini, su borcu nedeniyle tarafların anlaştığını savunarak; davanın reddini istemiştir. Davalı duruşmadaki beyanında ise; dava konusu borcunu yapılandırdığını, ancak henüz tamamını ödemediğini belirtmiştir.
Mahkemece; 6552 sayılı yasadan faydalanmak isteyen borçluların dava açmamaları, açılmış davadan vazgeçmeleri ve takibin kesinleşmesi gerektiğinden alınan bilirkişi raporu nazara alınarak; davalının, .....İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasından yapmış olduğu borca itirazın 5.476,10 TL asıl alacak 149,27 TL faiz yönünden iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, 5.476,10 TL %20 oranında tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava, fatura borcuna dayalı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda; taraf beyanları ve dosyada mevcut belgelere göre davalının kızı tarafından davalı idareye dava konusu borcun 6552 sayılı Yasa kapsamında yapılandırılması için başvurulduğu ve davacı kurum tarafından bu başvurunun kabul edilerek, borcun taksitler halinde ödenmek üzere yapılandırıldığı ve davalının davacı kuruma 10/11/2014 tarihinde bir kısım ödeme yaptığı anlaşılmaktadır.
./..
-2-
Hal böyle olunca, mahkemece; dava konusu borcun yapılandırıldığı ve bu suretle dava şartı niteliğinde olan "hukuki yarar" şartının ortadan kalktığı gözönüne alınarak, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....