MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde; tarafların 02.07.2011 tarihinde evlendiklerini, tarafların düğün merasimlerinde müvekkiline ziynet eşyası olarak 3 adet her biri 25 gram ağırlığında bilezik, 15 adet küçük altın, 1 adet künye, 1 adet alyans ve tektaş yüzük takıldığını, düğünden sonra bu ziynetlerin taraflarca bozdurularak...' ta bulunan davalı hesabına yatırdıklarını, evlilik boyunca da bu hesaba ilaveler yaptıklarını, bu birikimin en son 16.000 TL'ye ulaştığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkiline ait ziynet eşyalarının bedeli olarak şimdilik 5.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 21.04.2015 tarihli dilekçesi ile talebini 8.261,50 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davacı tarafından, ziynet eşyalarının bedellerinin evlilik süresince davacının kardeşleri ve aile dostlarına peyderpey borç olarak verildiğini, kendisinde kalmış bir ziynet bedeli bulunmadığını, ... ta bulunan hesabın müvekkilinin çalışmış olduğu şirketin maaşını yatırdığı ve daha sonra şirketten ayrıldığında kıdem ve ihbar tazminatının yatırıldığı hesap olduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacıya düğünde takılan ziynet eşyalarının bozdurularak davalı adına banka hesabına yatırıldığı ve davacıya iade edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 7.360,50 TL'nin 5.000 TL'lik kısmının dava tarihinden, kalanının ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
./..
-2-
Ancak, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' nin 13.maddesi gereğince konusu para ile değerlendirilebilen davalarda asıl olan (maddede sayılı istisnalar dışında) taraflar lehine hükmedilecek vekalet ücretinin, kabul veya reddedilen miktarı geçmemesi şartıyla tarifenin 3. kısmına göre belirlenmesi olup, bu itibarla davada reddedilen 901 TL üzerinden davalı lehine 901TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 108TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm fıkrasında yer alan '' Davalı vekili yararına takdir olunan 108.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, '' ifadesinin yerine " Davalı, kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan .... 13. md. Gereğince 901,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, " şeklinde yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Full & Egal Universal Law Academy