MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki çeyiz ve ziynet eşyası alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının 05/03/1990 tarihinde evlendiklerini, davalının sürekli müvekkilini dövdüğünü, hastalanınca müvekkilini babasının evine bıraktığını, tarafların boşandıklarını, ancak kararın kesinleşmediğini; çeyiz eşyasının tamamının davalının evinde kaldığını, düğünden hemen sonra davalının iş yerinde sıkıntıları olduğu, sonrasında da minibüs ortaklığı için geri iade edilmek şartıyla davacıdan düğünde takılan altınlarını aldığını belirterek; fazlası saklı kalmak kaydıyla 2 adet yahyalı halısı ile 18 adet gramise (4 çeyreklik), 1 adet tüm gramise (10 çeyreklik), 10 adet 22 ayar 30 gramlık...burması bilezik, 1 adet 22 ayar zinciri üzerinde 11 büyük çeyrek, 1 adet yarım gramiseden oluşan gerdanlık, 1 adet 22 ayar yapraklı kolyeleri olan gerdanlık, 4 adet 22 ayar yüzük ile 4 adet 22 ayar küpeden oluşan ziynetlerin mümkün ise aynen iadesine; mümkün olmadığı takdirde, bedellerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davacının müşterek konutu kendi isteğiyle terk ettiğini, ziynet eşyalarını yanında götürdüğünü, davacının ...'e ödünç olarak 280 gram, ... ise 40 gram altın verdiğini savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davalı kocanın evlilik süresince 12 yıl boyunca evin geçimini sağladığını, çocukların eğitim masraflarını karşıladığını, kadının 23 yıl sonra düğünde takılan ziynet eşyalarını istemesinin hakkaniyet ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dava; çeyiz ve ziynet eşyalarının aynen veya bedelinin iadesine ilişkindir.
.../...
-2-
Kural olarak, evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun kadına bağışlanmış sayılır. Dava konusu kadına ait altınlar koca tarafından bozdurulup değişik amaçlarla kullanılmış olabilir. Çeşitli sebeplerle (evin ihtiyaçları, düğün borçları, balayı vs) koca tarafından bozdurulan bu altınların karşılığının hibe edilmediği müddetçe kadına iadesi zorunludur. Ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere kocaya verildiğinin, davacının isteği ve onayı ile ziynet eşyalarının bozdurulup ev ihtiyaçları için harcandığının davalı yanca kanıtlanması halinde koca ziynet eşyalarının iadeden kurtulur.
Somut olayda; davacı, düğünde takılan ziynet eşyalarının davalı tarafından, iade edilmek şartıyla kendisinden alındığını, çeyiz eşyalarının ise babasının evine götürüldüğünde müşterek konutta kaldığını ileri sürmüştür. Bu durumda, TMK' nun 6. maddesi gereğince ziynet eşyalarının davalı tarafından bozdurulduğunu, ve çeyiz eşyalarının davalıda kaldığını davacı kadın; bozdurulmuş ise ziynetlerin bir daha istenmemek üzere kendisine verildiğini veya iade edildiğini ise davalı ispat yükü altındadır.
O halde, mahkemece; tarafların delilleri toplanarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Full & Egal Universal Law Academy