MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesi ile; davalının dükkanında yapılan kontrollerde kaçak elektrik kullanımı yapıldığının tutanak ile tespit edildiğini, hakkında kaçak tüketimin tahsili için icra takibi yapıldığını belirterek takibe vaki itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi ile; söz konusu taşınmazda abonelik kaydının bulunmadığını kendilerinin burayı depo olarak kullandıkları için, elektrik tesisatına gerek olmadığını, müvekkilinin taşınmazı tahliye ettikten çok sonra tek taraflı beyan ile borcun tahakkuk ettirildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; bilirkişi raporu doğrultusunda, yapılan elektrik kullanımının abonesiz ve kayıtsız olması nedeniyle kaçak elektrik tüketimi olduğu ve 09/09/2013 tarihli tahakkuk tarihi itibariyle davacının ancak toplamda 1.818,43TL'lik alacağının bulunduğu anlaşıldığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne Konya 3. İcra müd. 2013/9664 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 1.818,43 TL (1.756,53TL ana para + 52,46TL gecikme zammı + 9,44TL KDV) üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak üzerinden hesaplanan 351,30 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olup hükün davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
Somut olayda; tutanak tarihinde yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından, “Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanılması Durumunda Yapılacak İşlemlere İlişkin Usul ve Esaslar” hakkında 622 sayılı karar alınmıştır. İş bu Kararın 1/B maddesinde kaçak elektrik enerjisi kullandığı tespit edilen tüketiciye yapılacak kaçak tahakkukunda esas alınacak süreler belirlenmiştir. Buna göre;
''1) Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13 üncü maddesinin (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde;
a) Kullanım yerine ait bağlantı anlaşması ve perakende satış sözleşmesi yapılmış olan yerler için, kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme ve son endeks okuma işlemlerinden en son yapılanın işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. Ancak, sayaçtan geçirilmeden ayrı bir hatla kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespiti halinde bu süre iki kat olarak alınır.
Bu sürenin dışında müşterinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak yukarıdaki paragraf çerçevesinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. Bu süre 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz.
b) Kullanım yerine ait bağlantı anlaşması ve perakende satış sözleşmesinin veya her ikisinin de yapılmadığı yerler için, kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün alınır.''
Yargılama sırasında düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davaya konu elektrik tesisatına ait kaçak tespit tutanağından önce herhangi bir belge bulunamadığı, doğru bulgu ve belge bulunamadığı için kaçak süresinin 90 gün alınması gerektiği belirtilerek kaçak bedelinin tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Ne var ki; davalının 25.12.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile davaya konu adresi kullanmaya başladığı, adreste elektrik aboneliği yaptırmadığı, su aboneliğinin de 12.08.2011-28.12.2012 tarihleri arasında olduğu, bu nedenle abonesiz kaçak kullanımın 25.12.2010 tarihinde başladığının kabulü gerekir.
O halde, somut olayda; davacının sorumlu olduğu kaçak kullanım bedelinin tespiti sırasında 622 sayılı Kurul Kararında belirtilen; kullanım yerine ait bağlantı anlaşması ve perakende satış sözleşmesinin veya her ikisinin de yapılmadığı yerler için, kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih (kira başlangıç tarihi olan 25.12.2010) ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih (09.09.2013) arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemeyeceği hükmüne göre, kaçak kullanım süresinin 12 ay olarak alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile 90 gün için kaçak kullanım bedelinin tespiti doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
O halde, mahkemece yapılacak iş; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek dosya, konusunda uzman bilirkişi heyetine verilerek, bilirkişiden davacı kurumun davalı taraftan isteyebileceği kaçak elektrik bedelinin anılan yönetmelik ve yönetmelik hükümlerine göre yayınlanan usul ve esaslara göre yeniden hesaplanması için rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi olmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy