MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (TÜKETİCİ) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkiline ait ... Köyünde yer alan 133-0 numaralı elektrik sayacının kullanıcısı müvekkili olmadığı halde borcu nedeniyle davalı tarafından müvekkiline ve diğer borçlu(kullanıcı) ... karşı .... İcra Müdürlüğü'nün 2012/6943 E. sayılı dosyasıyla takip başlatıldığı, müvekkilinin takibe itirazı üzerine başka bir ilçede bulunan aboneliğinin elektriğinin kesildiğini, 6.150 TL fatura borcunu ödemek zorunda kaldığını, alacaklı kurumun ödenmiş olan bu borç için diğer borçlu(kullanıcı) .. ... hakkında Terme İcra Müdürlüğünün 2013/188 esas numaralı dosyası ile icra takibi başlattığını ve aynı miktarı yeniden talep ettiğini, davalı kurumun sebepsiz zenginleştiğini belirterek; 6.150 TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline iadesine karar verilmesini, talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davacının müvekkili şirketin elektrik abonesi olduğunu, davacı ile .... adına ödenmemiş fatura bedeli ve ayrıca kaçak elektrik tüketim borcu bulunduğunu, taraflar arasındaki borç ilişkisinin sözleşmeye dayanmakta olduğunu, müvekkili şirketin sattığı elektriği kimin kullandığını araştırma yükümlülüğünün olmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacının abonelik sözleşmesinin tarafı olmakla borçtan kullanıcı ile birlikte müteselsil sorumluluğu bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dava; abonelik sözleşmesinden kaynaklı istirdat davasıdır.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun “Amaç” başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gereklidir.
Somut olayda; taraflar arasında imzalanan Köy Elektrik Abonelerinde Abonman Sözleşmesine İlişkin Özel Şartlar başlıklı protokol ve İş Bağlama Bildiriği başlıklı belgede abone numarası 133 olarak belirtilmiş olup, "Tic." kısaltmasının bulunduğu, davalı şirket tarafından düzenlenen borç listesinde ise 1330 numaralı davacı adına olan aboneliğin tarifesi " Köy Ticarethane " olarak belirtildiği; yargılamanın Terme Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla yapıldığı anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece; davacının tüketici olup olmadığı, dolayısıyla mahkemenin görevi hususunda değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken; eksik ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy