MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki geçici abonelik tesisi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin malik olduğu... bulunan meskenin bulunduğu binanın iskan ruhsatının bulunmaması nedeniyle davalı tarafından aboneliğin verilmediğini, müvekkilinin bu nedenle mağdur olduğunu ileri sürerek, söz konusu taşınmaza geçici abonelik tesisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; ''...yapı ruhsat tarihinin 01/07/2008 tarihli olması nedeni ile ruhsatın 26/07/2008 tarihinden önceye ait olması koşulunun gerçekleştiği anlaşılmış davacı vekilinin davalı kuruma müracaat ederken binanın ruhsata uygun yapıldığını ve tesisatın fenni kurallara uygun tamamlandığını gösterir belgeler ile müracaatın yapılıp yapılmadığını ispatlamak için 13/02/2014 tarihli celse süre verilmiş davacı vekili söz konusu belgelerin kendilerinde olmadığını ve belediyeden istenilmesini talep ettiğinden ilgili belediyeye müzekkere yazılmış belediyeden gelen seviye tespit tutanağının tamamlanma oranının % 85 olduğu görülmüştür...binanın projeye uygun tamamlandığı ve tesisatın fenni kurallara uygun olduğunun davalı kuruma müracaat anında belgelenmesi gerektiği halde açılan davada bu yönde deliller davacı tarafça sunulmamış ilgili yerlere müzekkere yazılmak suretiyle temini istenmiştir. Bu durumda davacının müracaatında söz konusu belgelerin olmadığı anlaşılmaktadır. Bir an için davacının müracaatında sunmadığı dava sırasında temin edilen belgelere göre dahi davanın kabulü gerektiği savunulacak olsa bile gelen seviye tespit tutanağına göre tamamlanma oranı %85 olup bu oranda tamamlanmış binanın ruhsata uygun yapılarak bitirildiği de söylenemeyeceğinden'' gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, davacının konutuna geçici abonelik tesisinin mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
.../...
-2-
Dairemizin değişen ve yerleşen uygulamasına göre; davacının iddiası ve davalı vekilinin savunması ile taraflar arasında elektrik aboneliğinin tesisi hususunda muarazaanın çıktığı kabul edilerek, işin esasına yönelik inceleme yapılmalıdır.
Bilindiği üzere, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 30 ve 31. madde hükümlerine göre, yapı kullanma izin belgesi bulunmayan yerlerde abonelik tesisi mümkün olmayıp, dava konusu dairenin bulunduğu binanın yapı kullanma (iskan) izninin alınmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle konuya ilişkin mevzuatın açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
26.07.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5784 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 25. maddesi ile 3194 Sayılı İmar Kanunu’na eklenen Geçici 11. madde;"Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar yapı (inşaat) ruhsatı alınmış ve buna göre yapılmış olup, kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılara; yol, elektrik, su, telefon, kanalizasyon, doğalgaz gibi alt yapı hizmetlerinden birinin veya birkaçının götürüldüğünün belgelenmesi halinde, ilgili yönetmelikler doğrultusunda fenni gereklerin yerine getirilmiş olması ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren başvurulması üzerine, kullanma izni alınıncaya kadar ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su ve/veya elektrik bağlanabilir. Bu kapsamda, ilgili belediyeden dağıtım şirketlerine elektriğin kesilmesi talebinin söz konusu olması halinde aboneliği iptal edileceğinden, su ve/veya elektrik bağlanması herhangi bir kazanılmış hak teşkil etmez. Ancak, yapı (inşaat) ruhsatı alınmış ve buna göre yapılmış olma şartı 12/10/2004 tarihinden önce yapılmış olan yapılarla ilgili olarak uygulanmaz." hükmünü içermektedir.
Somut uyuşmazlıkta, binanın 01.07.2008 tarihli yapı (inşaat) ruhsatının bulunduğu, abonelik tesisi istenen dairenin elektrik ve doğalgaz aboneliklerinin bulunduğu hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır. Dosya içerisinde bulunan yapı denetim firmasının teknik inceleme raporuna göre, dava konusu dairenin bulunduğu yapının seviye tespit tutanağının %85 olduğu, elektrik, ısı yalıtım ve sıhhi tesisatların mimari projeye uygun yapıldığının belirtildiği görülmüştür. Dava konusu daire yönünden abonelik tesisi için bir eksiklik olduğu yönünde bir tespit dosya içerisinde bulunmamaktadır.
Öte yandan, ...Tarifeler Yönetmeliği’nin 30/d maddesinin yollamasıyla, anılan Tarifenin “Abonelik türleri” başlıklı 6/h maddesi, “…Abonelerin gruplandırılmasıyla, tarifelerin uygulama esasları aşağıda açıklanmıştır.
...
Geçici aboneler:
...
Yapı ruhsatı bulunup da, elektrik, doğalgaz ve telefon gibi kamu hizmetlerinin en az birinden yararlandığını ispatlamak koşuluyla, yapı kullanma izni için ilgili kuruma başvurulduğu halde izin verilmeme nedeninin;
-Sigorta prim veya vergi borçlarından kaynaklanması halinde tüm bağımsız bölümlere,
.../...
-3-
-Binanın tamamından kaynaklanmayıp, binanın bazı kısımlarının yapı ruhsatına aykırı olması halinde, bu aykırılığın binanın taşıyıcı unsurlarını etkilemeyen ve teknik açıdan tamamında oturulmasında sakınca olmadığının belgelenmesi şartıyla yapı ruhsatına uygun bağımsız bölümlerine,
-Binanın oturulan bölümleriyle ilgili olmayıp çevre düzenlemesi gibi eksikliklerden kaynaklanması halinde tüm bağımsız bölümlere,
Yapı Kullanma İzni Belgesi alınıncaya kadar geçici olarak, kullanım türüne göre su verilen aboneliklerdir…” hükmünu içermektedir.
Buna göre, yapı ruhsatı bulunup da elektrik, doğalgaz ve telefon gibi kamu hizmetlerinin en az birinden yararlandığını ispatlamak koşuluyla, yapı kullanma izni için ilgili kuruma başvurulduğu halde izin verilmeme nedenlerinin; sigorta prim veya vergi borçlarından kaynaklanması, binanın bazı kısımlarının yapı ruhsatına aykırı olması, binanın oturulan bölümleriyle ilgili olmayıp çevre düzenlemesi gibi eksikliklerden kaynaklanması halinde, geçici abonelik yapılacağı kabul edilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, abonelik tesisi istenen dairenin bulunduğu binanın yapı (inşaat) ruhsat tarihinin 01.07.2008 olması, dava konusu yerde elektrik ve doğalgaz aboneliğinin bulunması ve bu şekilde davacının belediyecilik hizmetlerinden yararlanıyor oluşu, abonelik tesisi istenen dairenin bulunduğu binaya ilişkin yapı denetim firmasından alınan ve binanın %85 oranında tamamlandığını gösteren seviye tespit tutanağı ve yapıya ilişkin tesisatların mimari projeye uygun yapıldıkların gösteren tutanaklar, dava konusu daire yönünden abonelik tesisi için bir eksiklik olduğu yönünde bir tespit dosya içerisinde bulunmaması da dikkate alınarak, konusunda uzman bir bilirkişi ile mahallinde keşif yapılarak, abonelik tesisi istenen daire için yukarıda anılan İmar Kanununun geçiçi 11. maddesinde belirtilen şartların oluşup oluşmadığı, ...Tarifler Yönetmeliğinin yukarıda anılan hükümleri de göz önüne alınarak, geçici abonelik tesisi için bir sakınca olup olmadığı hususlarında, hüküm kurmaya yeterli, Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde, bilirkişiden ayrıntılı ve açıklayıcı bir rapor alınması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 09.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Full & Egal Universal Law Academy