MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki kişisel eşyanın iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, hükmün duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle daha önceden belirlenen 27.09.2016 duruşma günü için tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldügünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; davacı ile davalılardan ...'ın Kayseri 1. Aile Mahkemesinin 2014/608 Esas ve 943 Karar sayılı kararı ile boşandıklarını, müşterek evden kovulan davacıya ait ziynet eşyalarının davalı ...'nin anne ve babası olan diğer davalıların evindeki kasada bulunduğunu, davalıların davacıya ait ziynet eşyalarını halen iade etmediklerini ileri sürerek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, ziynet eşyalarının aynen iadesini, bunun mümkün olmaması halinde ise şimdilik 10.000 TL ziynet bedelinin yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 30.06.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile bedel yönünden talebini 49.712 TL'ye yükseltmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının ziynet eşyalarını da yanına alarak müşterek evden ayrıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; dava konusu edilen ziynet eşyalarının düğünden sonra davalı tarafından davacıdan alındığı ve bir daha geri verilmediği, ziynet eşyalarının davalının annesinin kasasında olduğu ve davacı tarafa iade edilmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece tefhim edilen kısa kararda; ziynet eşyalarının iadesinin mümkün olmaması halinde değerleri toplamı olan 37.235 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmekle yetinildiği halde, sonradan yazılan gerekçeli kararda ziynet eşyalarının iadesinin mümkün olmaması halinde değerleri toplamı olan 37.235 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan müştereken tahsiline karar verilmiştir. Buna göre, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığı anlaşılmaktadır.
Şu durumda, 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas ve 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da benimsendiği gibi, mahkemece kısa karar ile bağlı kalınmaksızın, ancak kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki giderilecek şekilde vicdani kanaate göre yeniden bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, bu nedenlerle yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine mahal olmadığına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı ve davalı taraf için takdir edilen 1.350'şer TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya, davacıdan alınıp davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 27.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy