MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
VEK.AV. ...
Taraflar arasındaki istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesi ile; davacı şirketin iş yeri adresinde 26.6.2004 tarihinde elektrik panosunda kondansatörün yanması nedeniyle elektrikçi çağrılarak arızanın giderildiğini, günlerden Cumartesi olması nedeniyle arızanın davalı şirkete bildirilemediğini; davalı kurum tarafından, davacı şirket yetkilisi aleyhine yapılan şikayette ... Ceza Mahkemesinin ....ve 30/5/2007 tarihli kararı ile olayda kaçak elektrik kullanımı bulunmadığı gerekçesi ile şirket yetkilisi hakkında beraat kararı verildiğini, kararın 06/6/2011 tarihinde Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini belirterek; kaçak elektrik kullanıldığı iddiası ile haksız bir şekilde tahsil edilen 99.971,00 TL alacağın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesi ile; yapılan sayaç muayenesinden dolayı davacının kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini belirterek; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacının, elektriğin kesilmesi ile ilgili bir durum olmadan, ihtirazı kayıt koymadan, taksitlendirerek tüm borcu 2005 tarihinde ödediği gerekçesi ile; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Anılan kararın, Dairemizin, .... karar sayılı ve 05/03/2014 tarihli kararı ile “ ....Mahkemece, her ne kadar kaçak elektrik faturasının 28.07.2005 tarihinde ihtirazi kayıt konulmadan, elektrik kesilmesi gibi bir durum olmadan ödendiği belirtilmiş ise de; ödemenin elektrik kesilmesi tehditi altında yapılıp yapılmadığı yeterince araştırılmamıştır. Kaçak elektrik tahakkuku yapılması sonrasında davacı şirket ve davalı kurum arasındaki ihtarnameler, itirazlar, itiraza ilişkin cevaplar temin edilip, elektrik kesintisi yapılıp yapılmadığı sorularak, ödemenin elektrik kesintisi tehdidi altında yapılıp yapılmadığı tespit edilmelidir.
./..
-2-
Ayrıca, davacı şirketin davalı kuruma 28.07.2005 tarihinde 90.258,876 TL ödeme yaptığı ve yargılama sırasında kaçak elektrik kullanım bedelinin tespiti amacıyla alınan bilirkişi raporlarındaki miktarlar ve raporlar arasındaki çelişki dikkate alındığında, davacı şirketin davalı kuruma kaçak elektrik kullanımı nedeniyle ödemesi gereken bedelin, raporlar arasındaki çelişki giderilerek tespit edilmesi gerekmektedir.
Mahkemece; bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde konusunda uzman üçlü bilirkişi heyetinden Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınarak, hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir...“ gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece anılan bozma kararına uyularak yargılamaya devam edilmiş, bilirkişi kuruluna rapor hazırlatılmış ve davanın kısmen kabulüne, 59.885.22.- TL nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki belgelerden davacının yaptığı ödemenin elektriğin kesileceği baskısı altında yapıldığı anlaşılmamaktadır. 23/10/2004 tarihli taksitlendirme ve hesaplama tablosunda yer alan “ vadesinde ödenmeyen taksitlere yeniden gecikme cezası uygulanacak ve herhangi bir uyarı yapmadan elektriğiniz kesilebilecektir “ uyarısı ile davalının davacıya gönderdiği 18/03/2005 tarihli yazıda yer alan “ adınıza tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedelinin ödenmesi gerekmektedir. Borcun ödenmemesi halinde kanuni yollara mecbur kalacağımız hususunda bilgilerinizi rica ederiz “ uyarısı da yapılandırmanın baskı altında olduğunun kabulü için yeterli değildir.
Anılan nedenler ile davacının ödemeyi kabul ettiği davaya konu borçtan sorumlu olacağı düşünülerek hüküm kurulması gerekir iken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...