MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 22.03.2016 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davalı vekili gelmedi. Karşı taraf adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve taraflardan kimsenin gelmediği anlaşılmakla işin daha derinlemesine incelenmesi ve bu konuda bir araştırma yapılması gerektiği heyetçe zorunlu görüldüğünden, Yargıtay Kanununun 24/1 ve Yargıtay İç Yönetmeliğinin 21/3 maddeleri uyarınca görüşmenin başka bir güne bırakılması uygun görüldüğünden, belli gün ve saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; tarafların dayı-yeğen olduklarını davalı dayının, davacıya yaşlılığında yanında bulunup kendisine yardımcı olması için evinin üst katına çıkma kat yaparak yaparak birbirlerine destek olma vaatleri sonucu, davalıya ait evin üst katına davacının 2. katı yaptığını, şimdi ise etrafındakilerin etkisiyle davalının evlenmek istediğini ve bu nedenle bu evin tapusunu vermeyi vaad ettiğini, ev satıldığında mağdur olacağını ileri sürerek daire bedeli olan 50.000 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında; davalının davacı yeğenine evinin üst katına ruhsatlı bina yapması halinde inşaata müsade ettiğini, davacının 2. katı kaçak yapıp davalıyı zor durumda bıraktığını, sonuçlarına katlanması gerektiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davalının tek başına ve yalnız yaşamakta iken, davacı yeğenine evinin üst katını yapıp birlikte oturmalarını teklif ettiği, 2010 yılında davacının üst katı yapıp oturduğu, yapının imara aykırı olması nedeniyle ruhsat alınmadığı, ardından davalının ileri yaş evliliği nedeniyle aralarında sorunlar başladığı, evin ruhsatsız oluşu nedeni ile hukuki değeri yok ise de büyük şehirlerde bu şekilde yapılaşmaların yaygın olduğu, hayatın bir gerçeği halini aldığı, ekonomik değer taşıdığı, davacının inşaatı davalının teklifi ile yaptığı, bu süreçte davalının itiraz etmeyip, davacı tarafından 38.403 TL masraf yapıp inşaatı bitirdikten sonra daireden çıkmasının istemesinin hakkın kötüye kullanılması olduğu ve hukuk düzenince korunmayacağı, davalının yapılan inşaat masrafı kadar sebepsiz zenginleştiği gerekçe gösterilerek davanın kısmen kabulü ile 38.403 TL nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline hükmedilmiştir.
Hükmü davalı vekili temyiz etmektedir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 1.967.75 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 31.03.2016 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy