MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVALILAR : 1-... VEK.AV. EFDAL TUĞRAL, 2-... VEK.AV. ..., 3-...
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 27.09.2016 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davacı vekili Av. ... geldi. Karşı taraf davalı ve vekili adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin daha derinlemesine incelenmesi ve bu konuda bir araştırma yapılması gerektiği heyetçe zorunlu görüldüğünden, Yargıtay Kanununun 24/1 ve Yargıtay İç Yönetmeliğinin 21/3 maddeleri uyarınca görüşmenin başka bir güne bırakılması uygun görüldüğünden, belli gün ve saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kızı ...'in çocukluğundan bu yana dişlerinde sorun olduğunu, bu nedenle diş sorununu takip eden diş hekiminin ortodontik tedaviye ihtiyacı olduğunu ve bu nedenle ortodonti konusunda uzman bir hekimin tedaviye devam etmesinin daha uygun olacağının söylenmesi üzerine müvekkilinin eski eşi ve ...'in babasının, çocuğu davalı hastaneye dokuz ay düzenli olarak götürdüğünü, dokuzuncu ayın sonunda babasının işi olması nedeniyle kızını hastaneye davacı annenin götürdüğünü, hastanın o güne kadar yapılmış olan tedavi giderlerinin babası tarafından ödenmediğini, ödenmediği takdirde tedaviye devam etmeyeceklerini söylemeleri üzerine tedavisinin yarım kaldığını, müvekkilinin kızının tedavisinin devam etmesi için bir kaç ortodontiste başvurduğunu, bunların da tedavinin çok kötü olduğunu ve bu şekilde yarım kalmış hastayı kabul edemeyeceklerini söylediklerini, bu konuda mevcut durumun tespiti için Antalya Diş Hekimleri Odasına müracaat edildiğini, Dr.Ayşegül Kalemoğlu tarafından hastanın mevcut durumunu tespit eden 01/09/2010 tarihli rapor hazırlandığını, davalı hastane tarafından tedaviyi yapan kişinin Dr. ... değil, Dr.Levent Avadan olduğunun söylendiğini ve Diş Hekimleri Odasının yaptığı
./..
-2-
araştırmalar sonucunda ...'ın gerek davalı hastanede gerekse herhangi bir kurum ve kuruluşta kaydına rastlanmadığının belirtildiğini, hastanenin ehliyetsiz kişiler aracılığıyla tedavi yaptığını, tedaviye başlanmadan önce birtakım yapılması gereken tetkiklerin yapılmadığını, tedaviye başlandığını zannettikleri tarih ile gerçek anlamda tedavinin başladığı tarih arasında 1 yıllık süre geçtiği halde bu süre içerisinde 11 yaşında olan ve ağzındaki telden bir an önce kurtulmayı bekleyen çocuğun hiç bir tedavi yapılmamış olduğunu öğrenmesi üzerine psikolojisinin bozulduğunu, tedaviye başlayan doktorun davalı hastanede yapılan tedavinin uygun tedavi olmadığını, bu nedenle tedavi sürecinin uzun olacağını belirttiğini, hiçbir sağlık kuralına, yasa ve yönetmeliklere uymayan koşullarda, yapılacak tedavinin uzmanı olmayan kişilerce yapılan işlemler nedeniyle yeni tedavi sürecinin ikiye katlanacağını, maddi ve manevizararlarının bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL.maddi ve 10.000,00 TL.manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Diş Estetizm Hastanesi Özel Eğitim ve Sağlık Hizmetleri Tur.İnş.Gıda Tic.San.Ltd.Şti vekili cevap dilekçesinde; ...'in babası Erdinç Sarısözen eşliğinde dişlerinin çapraşıklığı olduğu şikayeti ile müvekkiline ait klinikte çalışan Dr....'a başvurmuş bulunduklarını, Diş hekimi ... tarafından yapılan muayene ve incelemeleri sonununda tedaviye başlandığını, davacının ailevi sorunları sebebi ile müvekkiline ödeme yapamadıklarını bildirmiş bulunduklarını, müvekkilinin bu sebeple tedaviyi yarıda bırakma hakkı var iken yine de tedavinin devam ettirildiğini, davacının aldığı hizmetin karşılığını ödemediğini, randevularına gelmediğini, tedavide kendisine önerilen tüm önlemler konusunda hassas davranma yükümlüğünü ihlal ettiğini, hastaya tedavinin yılbaşında biteceğine ilişkin bir bilgi verilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının diğer davalı olan diş hastanesinde tedavi gördüğü tarihlerde müvekkilinin bahsedilen sağlık kuruluşunda çalışmadığını, davacının tedavi edildiği tarihlerde müvekkilinin kendisinin de ortağı olduğu Prestij Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde hekim olarak çalıştığını, davacının hatalı yapıldığını söylediği tedaviyi müvekkilinin yapmamış bulunduğunu, müvekkilinin bahsi geçen tedavi ile ilgili uzmanlığının bulunmadığını ileri sürerek müvekkili hakkında açılan davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, adli tıp kurumu raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki akdi ilişki, TBK'nın 470 (BK. m. 355) ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.Davada, BK.nun 355 vd.maddelerinde yer alan eser sözleşmesi gereğince maddi ve manevi tazminat talep edilmektedir.
Eser sözleşmesinde, işin uzmanı sayılan yüklenici, yapımını yüklendiği işi, özen borcu gereği olarak fen ve sanat kurallarına, sözleşme hükümlerine, kendisine duyulan güvene ve beklenen amaca uygun şekilde yapmakla ödevlidir.
Eser sözleşmelerini diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran önemli hususlardan birisi sonuç sorumluluğu, yani tarafların iradeleri doğrultusunda yüklenici tarafından bir sonucun meydana getirilmesi taahhüdüdür. Zira; eser sözleşmesinde bir eserin, sonucun yaratılıp teslim edilmesi borcu altına girilmektedir. Bu borcun altına giren taraf yani yüklenici, işin mahiyeti gereği işi sadakat ve özenle yerine getirmek zorundadır. Sadakat borcu, yüklenicinin iş sahibinin yararına olacak şeyleri yapması ve ona zarar verecek her türlü eylemden kaçınmasıdır.
./..
-3-
Eserin, sözleşmede kararlaştırılan niteliklerine, ya da iş sahibinin beklediği amaca uygun olmaması veya lüzumlu bazı vasıflardan bir ya da bir kaçının bulunmaması halinde ayıplı yapıldığının kabulü gerekir.
Eser sözleşmesinde, yüklenici belli bir sonucu (eser) taahhüt ettiğinden sonuç gerçekleşirse, yüklenici borcunu ifa etmiş sayılır ve ücrete hak kazanır.
Buna göre yüklenici, hastası olan davalının zarar görmemesi için mesleki tüm şartları yerine getirmişse; somut durumun gerektirdiği tedbirleri noksansız biçimde almışsa, uygun tedaviyi belirleyip uygulamışsa, uygulanan tedavide nadir de olsa görülebilecek olumsuz sonuçlara dair davalıyı aydınlatıp uyarmış ve davalının bu hususta rızasını almışsa, eserini iş sahibi davalının ondan beklediği amaca uygun olarak tamamlayarak teslim etmişse ücrete hak kazanır.
Somut olayda, diş hekimlerinden oluşan üçlü bilirkişi kurulundan alınan raporda, "Hastanın tedavisinin davalı kurumda yetersiz tedavi planlaması sonrasında yalnızca %20'sinin tamamlanıp, daha sonra tamamının Dr. Elçin Koralp'in tedavisi ile sonlandırıldığı" tespit edilmiş, daha sonra mahkemece Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulun'dan alınan raporda "dişlerde mevcut eğriliklerin düzeltilmesi amacıyla başvuru yapıldığı, bu amaçla braket takılmasına karar verildiği, bu amaçla yapılan tedavilerin tek taraflı veya çift taraflı çekimli olabildiği gibi, çekimsiz de yapılabileceği, mevcut vakada diş hekiminin tek taraflı çekimli bir tedavi planlaması yaptığının anlaşıldığı, söz konusu tedavi planının tıp kuralları dahilinde olduğu, yapılan işlemler neticesinde hastada orta hat kaymasının giderilemediğinin anlaşıldığı, bunun herhangi bir tıbbi kusur ya da ihmali izafe edilemeyen "komplikasyon" olarak nitelendirildiği, ayrıca mevcut tıbbi belgelere göre orta hat kayması ile yapılan tedavi planı arasında direkt bir nedensellik bağı tespit edilmediği dolayısıyla ilgili hekime atfı kabil kusur tespit edilmediği" mütalaa olunmuştur. Adli Tıp raporunda, kurullarında diş hekimi üye bulunmadığından 3. İhtisas Kurulunda görev yapan diş hekiminin katılımıyla dosyanın değerlendirildiği belirtilmiştir. Hazırlanan raporlar arasında çelişki bulunmaktadır.
İş sahibinin ayıptan doğan hakları TBK. m. 475'te düzenlenmiştir. Bu haklar; sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim ya da ücretsiz onarım isteme hakları ile genel hükümlere göre tazminat isteme hakkıdır. Bunlarda ilk üçü, yani dönme, bedelden indirim ve ücretsiz onarım isteme hakları seçimlik haktır. Tazminat isteme hakkı ise, iş sahibinin zarar görmesi şartıyla her üç seçimlik hakla birlikte istenebilir. Buhaklar sınırlı olarak sayılmış olduğu için bunlar genişletilemez.
Onarım hakkının seçilmesi halinde iş sahibi gideri yükleniciye ait olmak üzere bunun yapılmasını üçüncü bir kişiye verebilir. Bu takdirde bundan doğan giderleri iş sahibi yükleniciden tazminat olarak isteyebilir.
Davada, BK.nun 355 vd.maddelerinde yer alan eser sözleşmesi gereğince maddi ve manevi tazminat talep edilmekte ise de davacının taleplerinin yukarıda belirtilen ayıptan doğan hakların hangisine ait olduğu anlaşılamamaktadır. Mahkemece, öncelikle davacıya maddi zarar tazminat taleplerinin ne olduğu hususu açıklattırılmalıdır.
./..
-4-
O halde; mahkemece davacıya maddi tazminat taleplerine ilişkin açıklattırma yapıldıktan sonra dosyanın Diş Hekimliği fakültelerinden seçilecek ortodonti uzmanı bilirkişi kuruluna sevk edilerek, davalı doktor tarafından yapılan eserin ayıplı olup olmadığı hususunda taraf ve Yargıtay denetimine açık, hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporu aldırılarak sonucuna göre var ise maddi tazminatın kapsamı da belirlenerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 1.350 TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Katip: N.T
Full & Egal Universal Law Academy