MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi ve menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar vekili, dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin uzun yıllardan beri ..e plastik hammade üretim ve pazarlama alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin hali hazırda şirket merkezi olarak kullandığı iş yerini ve şirket yönetim kurulu başkanı ...'un evinin davalı kurumca elektriklerinin kesilme tehdidiyle karşılaştıklarını davalı kuruma herhangi bir borçlarının bulunmadığını beyanla davalı kuruma borçlu olmadıklarının tespitini ve şirket merkezi ve şubesi ile şirket yönetim kurulu başkanı .. ikametindeki elektriğin ilgi borçlar nedeniyle kesilmesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir .
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; kesim işlemini yapan idarenin sözkonusu işleminin usul ve mevzuata uygun olarak yapıldığını gösterir delil ve emare olmadığından menfi tespit davasının kabulüne karar verilmiş; sözkonusu hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık; davacıların işyerinde davalı kurumca yapılan kesintinin yasal olup olmadığı, davacıların davalı kuruma elektrik borcunun bulunup bulunmadığının tespitine yöneliktir.
Somut olayda; davacılar ile organik bağı olduğu beyan olunan davadışı ...Ş.'nin kesinti tarihinde davalı kuruma otomatik dönem tahakkukundan doğan borçlarının bulunduğu hususu sabittir. Yargılama sırasında dava konusu ticarethanede ve tahakkuka konu dönemlerde kimin ve hangi tarihten itibaren faaliyette bulunduğu ilgili kurumlardan araştırılmamıştır.
Yargıtay Hukuk Gelen Kurulunun ve Dairemizin istikrar kazanmış uygulamasına göre; abonelik iptal edilmedikçe; ayrı abonelik üzerinden tüketilen elektrik, su, atık su ve doğalgaz bedelinden fiili kullanıcı ile birlikte abonede dağıtım şirektine ve su idaresine karşı müteselsilen sorumlu olduğu gibi, önceki abonenin; elektrik, su, atık su ve doğalgaz borçlarının sonraki abone veya abone olmak isteyen kişi tarafından üstlenilmesi istenilmesi beklenemez.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket ile dava dışı abone borçlusu ..... arasında organik bağ olduğu, her iki şirketin faliyet konularının, adreslerinin, yönetim kurullarının ve yetkili kişilerinin aynı olduğunu ileri sürerek, borcun tahakkuk ettirildiği yere ve davacı şirket ile organik bağ içinde olduğunu beyan ettiği dava dışı ...ilişkin vergi ve ticaret sicil kayıtları ile şirket ticari defterlerine delil olarak dayanmış olmalarına rağmen; yerel mahkemece, borcun tahakkuk ettirildiği adreste fiili kullanıcıyı tespite yönelik bir araştırma yapılmamış, eksik incelemeye dayalı hüküm tesis edilmiştir .
Hal böyle olunca, mahkemece; gerektiğinde mahallinde keşif yapılarak, ilgi aboneliğe ait ödenmeyen geçmiş dönem borçlarının bulunduğu tarihlerde abonelik adresinde davacı şirketin faaliyette bulunup bulunmadığı, faaliyette bulunmuş ise faaliyetin hangi tarihten itibaren başladığı ilgili .. ve diğer kurumlardan sorularak saptanması, daha sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi, davacının ilgili yerde faaliyette bulunduğunun anlaşılması durumunda dosyanın bilirkişiye tevdii ile faaliyette bulunduğu süre dikkate alınarak ilgili kanun, yönetmelik ve kullanım tarihinde yürürlükte olan ve tarife hükümleri uyarınca davacı şirketin ve .. kurulu başkanının sorumluluğuna ilişkin ... hükümleri çerçevesinde davacı ...'un sorumlu tutulacağı miktarın denetime elverişli rapor alınarak tespiti ve sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy