MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... ile davalı ... arasında 02/04/2008 tarihinde protokol başlıklı belgeyle gayrimenkul harici satım sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme gereğince Doğlu Köyü, Cırman Mevki, 673 parsel sayılı taşınmazın yolun kuzeyinde kalan 1300 m2'lik kısmının davacı ...'e 4.000,00 TL karşılığında haricen satıldığını, sözleşmeye uymayan tarafın diğer tarafa 20.000,00 TL tazminat ödeyeceğinin de hüküm altına alındığını, müvekkilinin daha sonra bu gayrimenkulun davalıya ait olmadığını öğrendiğini ve davalıya çekilen ihtarında sonuçsuz kaldığını ileri sürerek 4.000,00 TL satış bedeli ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL cezai şartın 27/10/2010 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep dava ve talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 4.000,00 TL satış bedeli ile 1.000,00 TL cezai şartın 27/11/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Somut olayda, davacı ile davalıların murisi arasında imzalanan 02/04/2008 tarihli yazılı belge ile ... parsel sayılı taşınmazın 1300 m2'lik kısmı 4.000,00 TL satış bedeli karşılığında davacıya satılmıştır. Belgede satıcı ...'ın satış bedelinin tamamını peşin olarak aldığı, yapılan protokole uymayan tarafın karşı tarafa 20.000 TL ödeyeceği belirtilmiştir.
Tapuda kayıtlı bir taşınmazın harici sözleşme ile satılması TMK.nun 705, BK.nun 213 (TBK.nun 237), Tapu Kanunu 26 ve Noterlik Kanununun 60.maddesi ile ...nun 15.11.2000 tarih, 2000/13-1612 E.-2000/1704 K.sayılı ilamı ile taşınmaz satış devri resmi olmadıkça geçerli değildir.
Geçersiz sözleşmelerde; TBK.nun 77-82 maddeleri gereğince sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre taraflar karşılıklı olarak ancak verdiklerini geri alma hakkına sahiptirler.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1993/13-125 Esas- 1993/711 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, davada talep edilen cezai şart asıl borca ilişkin fer'i bir hak olup, sözleşme geçersiz olduğu için kararlaştırılan ceza koşulunun da geçersiz sayılması gerekecektir.
Yasada asıl sözleşme içerisinde kararlaştırılan ve sözleşmenin bir parçası olan cezai şart için de (akti kayıt) asıl borcun tabi olduğu biçim koşulunun geçerli olacağı yolunda bir hüküm bulunmamaktadır. Taşınmaz satımını güçlendiren cezai şart da; satış sözleşmesinin tabi olduğu resmi şekilde yapılmalıdır. Aksi halde cezai şartın geçerliliğinden söz edilemez.
Bu ilkeler ışığında bu olaya bakılacak olursa; taraflar arasındaki satış sözleşmesi geçerli bulunmadığından, bu geçersiz sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın da geçerli olamayacağı kabul edilerek, mahkemece cezai şarta ilişkin talep yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy