MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalı hakkında kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk ettirilen faturaların ödenmemesi nedeniyle davalı hakkında 6.224,95 TL ve fer'ileri yönünden yürütülen icra takibine davalının haksız itirazı nedeniyle, takibin durmasına sebebiyet verdiğini beyanla takibin devamına ve davacı lehine %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde, yapılan tahakkukun usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu doğrultusunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; sözkonusu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Uyuşmazlık kaçak tahakkukuna dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin kaçak tahakkukuna ilişkin faturalar nedeniyle davacı aleyhine yürüttüğü icra takibinde davalı borçluya ödeme emrinin 06.07.2012 tarihinde tebliğ edildiği; davalı borçlunun 16.07.2012 tarihinde borca itiraz ettiği, icra müdürlüğünce 22.08.2012 tarihinde borca itirazın süresinde olmadığından takibin devamına karar verildiği dayanak takip dosyası içeriğinden anlaşılmıştır .
Somut uyuşmazlıkta; davalı borçlunun icra takibine süresinde yapmış olduğu bir itiraz bulunmadığından takip kesinleşmiştir. Bu durumda kesinleşen takipten dolayı itirazın iptali davası açmakta davacının hukuki yararı yoktur. Hukuki yarar, dava şartlarından olup (HMK 114), davacının dava açmakta hukuken korunmaya değer bir yararının bulunması gerekir. Davada davacının hukuki yararının bulunup bulunmadığı, mahkemece, davanın her
./..
-2-
aşamasında kendiliğinden araştırılacak hususlardandır. Her ne kadar karar davalı vekilince temyiz edilmemiş ise de; hukuki yarar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114.maddesi uyarınca dava şartlarındandır. Dava şartları kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Kamu düzenine ilişkin hususlar hakkında aleyhine bozma yasağı kuralının uygulanmasına olanak yoktur.(HMK 115/1). Mahkemece, dava şartı noksanlığı tespit edilirse davanın usulden reddine karar verilir. (HMK 115/2) O halde belirtilen itirazın iptali isteminin hukuki yarar yokluğundan HMK 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir .
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy