MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(TÜKETİCİ) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Isparta ili ... Parkının işletmeciliğini yaptığını, söz konusu yerin eski kiracısı olan Selene . nolu elektrik aboneliğinin ve saatinin eski işletmeci.. üzerine olduğunu, müvekkilinin bugüne kadar elektrik faturalarını düzenli ödemesine rağmen,..ye ait başka bir adreste olan başka bir sayaç ve abonelikten doğan borcu nedeniyle davalı kurumun herhangi bir ihbar ve ikazda bulunmaksızın 13/11/2013 tarihinde müvekkili şirketin elektriğini kestiğini, bu durumun 09/11/1995 tarih ve .. sayılı Elektrik Tarifeleri Yönetmeliğinin Elektrik Enerjisinin İstenilmesi başlıklı 22 ve 24. Maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek, müvekkili adına elektrik aboneliği hizmetinin verilmesini ve yeni bir sayaç bağlanmak suretiyle veyahut doğrudan 822050 nolu abonelik üzerinden müvekkiline elektrik verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili usulüne uygun tebligata rağmen yasal süresi içinde cevap dilekçesi ibraz etmemiştir.
Mahkemece; "...davanın kabulü ile; ... adresinde bulunan iş yerini işleten ve davacı şirket tarafından kullanılan .. nolu sayacın elektriğinin bağlanmasına; Davacının talebi ve abonelik şartlarını yerine getirmesi halinde davalı ... şirketi tarafından davacı şirketin işletmeciliğini yaptığı..adresinde bulunan iş yerine yeni bir sayaç bağlanmak ve abone numarası verilmek suretiyle elektrik aboneliği hizmetinin verilmesine ve abonelik tesisine ..." karar verilmiş; sözkonusu karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, dava dışı ...e ait ( ticarethane) abonelik sözleşmesine dayalı olarak davacı tarafından fiilen işleticiliği yapılan çay bahçesinin; dava dışı abone.. nin başka bir adresteki abonelikten doğan borcundan dolayı kesilip kesilemeyeceği ve davacı lehine abonelik işlemininin tesis edilip edilemeyeceği hususuna ilişkindir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 4822 sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3.maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
13.01.2011 tarihinde kabul edilen ancak 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde ticari davaların genel tanımı yapılarak "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" davaların ticari dava olduğu belirtilirken, devam eden fıkrasında, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava sayılacak işler sayılmıştır. Kanunun 5. maddesi ise ticari davalarda görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğu hükmünü amirdir. Kanun yürürlüğe girmeden, 6335 sayılı Kanun ile 5. maddede değişiklik yapılmış ve asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk (ve diğer hukuk mahkemeleri) arasındaki ilişki, "işbölümü" ilişkisi olmaktan çıkarılıp, "görev" ilişkisine dönüştürülmüştür. Bilindiği üzere, mahkemelerin görevi, kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir.
Somut olayda; dava dışı ...ye ait ( ticarethane) abonelik sözleşmesine dayalı olarak davacı tarafından fiilen işleticiliği yapılan çay bahçesinin; dava dışı abone ..nin başka bir adresteki abonelikten doğan borcundan dolayı kesilmesi ve davacı adına ticarethane abonelik sözleşmesi yapılması istemi sözkonusu olup; davacı tüketici olmadığı gibi, uyuşmazlık konusu sözleşmenin de Tüketici Yasası kapsamında kalmadığı anlaşıldığından, davanın tüketici mahkemesinde görülmesi doğru olmayıp, Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir.
Mahkemece, görev yönü düşünülmeden, dava dilekçesinin görev yönünden reddi yerine işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy