MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesi ile; Müvekkilinin annesi muris ...'nin 10.12.2012 tarihinde vefat ettiğini, davalılar vekili tarafından murisin mirasının açılması açılmış dava dilekçesinin müvekkiline gönderilmesinin ardından murisin ...'nun 29.06.2012 tarihli ve 5667 no.lu vasiyetnamesi ile kendisini mirastan çıkardığının öğrenildiğini, müvekkilinin annesine karşı herhangi kötü bir fiil yada eylem gerçekleştirmediğini, murisin vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte 81 yaşında olduğunu ve akıl sağlığının yerinde olmadığının düşünüldüğünü ileri sürerek, murisin... düzenlenen 5667 Belge numaralı 29.06.2012 tarihli mirasçılıktan çıkarma hükmünü taşıyan vasiyetnamesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; ... Başkonsolosluğuna resmi vasiyetname yapmak iradesiyle gittiğini, konsoloslukça murisin yaşının ileri olması sebebiyle akıl sağlığının yerinde olduğuna dair doktor raporu almasının zorunlu olduğunun kendisine bildirildiğini, bunun üzerine murisin 28.02.2012 tarihinde doktora giderek akli dengesinin yerinde olduğuna dair rapor aldığını, davacının babasının cenazesinin kaldırıldığı gün dahi murisi, oğlu ... birlikte birçok kişinin önünde dövdüğünü, yine davacı yanın murise sürekli olarak hakaretler ettiğini, ona sinkaflı küfürler ettiğini, murise iftira attığını, murise hiçbir şekilde sevgi ve saygı göstermediğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; okuma, yazma bilmeyenlerin vasiyet düzenleme usulü 4721 Sayılı TMK 535. maddesinde düzenlendiği, bu maddeye göre tanıkların, hem mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını ve onu tasarrufa ehil gördüklerini; hem de vasiyetnamenin kendi önlerinde memur tarafından mirasbırakana okunduğunu ve onun vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan ettiğini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak altını imzalamaları gerektiğinin belirtildiğini, murisin düzenlediği vasiyetname incelendiğinde, tanıkların murisi tasarrufa ehil gördüklerine dair herhangi bir beyanlarının bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne ....tarafından düzenlenen 29/06/2012 tarihli düzenleme şeklindeki vasiyetnamenin iptaline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
./..
-2-
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
Medenî Kanunumuzun 557. maddesinde, şu sebeplerin bulunması durumunda bir ölüme bağlı tasarrufun iptali için dava açılabileceği belirtilmiştir; tasarruf mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmışsa, tasarruf yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmışsa, tasarrufun içeriği, bağlandığı koşullar veya yüklemeler hukuka veya ahlâka aykırı ise, tasarruf kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmışsa. Bu iptal sebepleri dışında başka bir sebepten ölüme bağlı tasarrufun iptaline karar verilebilmesi mümkün değildir. Bunun yanında; hâkim iptal sebebiyle bağlı olup, örneğin sadece esasa ilişkin sebeplere dayanılarak iptal davası açılmışsa, şekle ilişkin iptal sebeplerini inceleyemez.
Somut olayda; davacı vekili tarafından, müvekkilinin mirastan çıkarılma sebeplerinin gerçekleşmediği ve murisin vasiyetname sırasında akıl sağlığının yerinde olmadığı iddiaları ile söz konusu vasiyetnamenin iptali talep edilmiş olmasına rağmen, mahkemece; şekil eksikliği yönünden inceleme yapılarak bu gerekçe ile davaya konu vasiyetnamenin iptaline karar verilmiş olması, hüküm tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK'nun 26.maddesinde vurgulanan taleple bağlılık ilkesine aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Full & Egal Universal Law Academy