MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVACILAR : İ..
DAVALILAR : 1- ... VEK.AV. ...
2- ... VEK.AV. ...
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın görevsizlik nedeni ile reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri ... ve ...'ın küçük çocukları ....n 12.08.2013 günü ... Belediyesi düğün salonu bahçesinde arkadaşları ile oynarken üzerine yaklaşık 400 kg. ağırlığında düğün salonu demir kapısının düşmesi sonucu vefat ettiğini, davalı ...'ın bekçi olarak görev yaptığını, bu kişinin görev yeri olan olay mahallinde bulunmaması sebebi ile kusurlu olduğunu, diğer davalı ... Belediyesi'nin de (...... yasal olarak tüzelkişiliği sona erdiğinden, yasa gereği külli halef olarak) davalı ...'ı istihdam eden tüzel kişi olarak sorumluluğu bulunduğunu belirterek, müvekkilleri davacılar (....anne babası ve kardeşleri) için toplam 6.400 TL maddi, 60.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; meydana gelen olayda müvekkilinin bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece; belediyeye ait işletmenin bahçesinde oynayan çocuklardan ...'ın üzerine salona ait demir kapının düşmesi sonucu hayatını kaybetmesi olayının idarenin eyleminden kaynaklandığı, idarenin gerekli denetim ve gözetimi yerine getirmediğinden kaynaklandığı gerekçesi ile dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile mahkemenin görevsizliğine, dosyanın kararın kesinleşmesinden itibaren talep halinde görevli İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... Belediyesi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, belediyeye ait düğün salonu bahçesinde oynadığı esnada üzerine demir kapı düşmesi sonucu vefat eden küçük Süleyman Karataş'ın ailesi için talep edilen maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.
./..
-2-
Burada, öncelikle çözümlenmesi gereken husus dava konusu uyuşmazlığın adli ya da idari yargı yerlerinden hangisinin görev alanına girdiği noktasındadır.
İdari Yargı'nın konusu, idarenin idare (kamu) hukuku alanında ki faaliyeti ile ilgili davalardır.
İdare, bir işlemi, eylemi veya sözleşmeyi yaparken özel hukuk kişilerinin üstünde bir kamu tüzel kişisi olarak hareket etmiş ise, uygulanacak hukuk idare hukukudur.
... sayılı ve 11.2.1959 günkü....'nda açıkça belirtildiği gibi, bir kamu kurumunun görevlerinden olan bir işi yapmayı kararlaştırması idari bir karar olduğu gibi, bu kararı yerine getirmek üzere plan ve proje yapıp, o plan ve projeler gereğince iş görmesi, kararın neticesi olan birer idari eylemdir ve idari yargı görevlidir.
Kamu hizmeti kavramı ile hiçbir şekilde bağdaştırılamayacak görev gereklerinden ve sınırlarından ilk bakışta ayrılabilen ve nesnel kurallarla belirlenmiş, kamusal çerçevenin dışına çıkan eylem ve işlemler; hizmet sırasında yapılmış olsalar bile, artık kamu hizmeti olarak nitelendirilemezler. Buna bağlı olarak da, yukarıda açıklanan yasal hükümler kapsamında değerlendirilemezler. Bunun açık örneği haksız eylemler ve işlemlerdir. Haksız fiil niteliğindeki eylemler kamu hizmeti kavramı içinde düşünülemez.
Bu noktada, adli yargı bakımından, Borçlar Kanunu ve diğer ilgili yasal düzenlemelerde yer alan "kusursuz sorumluluk" halleri kapsamında değerlendirilecek olan olayda, TBK'nın ilgili hükümlerine de değinmek gerekmektedir.
Kusur aranmaksızın sorumluluğun düzenlendiği haller, kusursuz sorumluluk halleri olarak ifade edilmektedir. Doktrinde kusursuz sorumluluk hallerinin olağan sebep sorumluluğu-tehlike sorumluluğu şeklinde ikili ayırıma tabi tutarken, ...tarafından açıklanan hakkaniyet sorumluluğu-özen (sebep) sorumluluğu-tehlike sorumluluğu şeklinde ayırıma tabi tutulduğu görülmektedir. Denetleme ve gözetimde özen (cura in custodio) gereği, kusur unsur olarak aranmaz. (....533.535.)
Özen sorumluluğuna dayalı kusursuz sorumluluğun düzenlendiği TBK.'nun 69. maddesi gereğince "Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür."
Belirtilen yasal düzenlemeler gereğince, davalı, zararlandırıcı sonucun doğmasına yol açan bina ya da yapı eserinin yapım ve bakım eksikliklerinden kaynaklanan zararlardan sorumludur. Sorumluluktan kurtulmanın olumsuz koşulu ise, zarar ile yapım bozukluğu ve bakım eksikliği arasındaki nedensellik bağının kesilmiş olmasıdır.
Bunun yanında TBK 66. maddesinde düzenlenen diğer bir kusursuz sorumluluk hallerinden biri de adam çalıştıranın sorumluluğu olarak düzenlenmiştir.
Bu madde hükmüne göre, "Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapımı sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür."
"Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse, sorumlu olmaz.
"Bir işletmede adam çalıştıran, işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe, o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zararı gidermekle yükümlüdür.
./..
-3-
Türk Borçlar Kanununun 66.maddesi hükmü gereğince adam çalıştıranın sorumlu tutulabilmesi için; zararın çalışanın hukuka aykırı eyleminden doğması ve zarar ile çalışanın eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması yeterlidir.
Adam çalıştıranın sorumluluğu bir kusur sorumluluğu olmayıp, olağan sebep sorumluluğudur. Burada yasa adam çalıştırana genel nitelikte objektif bir özen yükümlülüğü, bir gözetim ödevi yüklenmiştir. Adam çalıştıranın sorumluluğu kendisinin veya emrinde çalışan yardımcı kişinin kusurlu olup olmamasına bakılmaksızın, kusurdan bağımsız olarak doğmaktadır. Sorumluluğun doğması için objektif özen yükümlülüğünün ihlaliyle meydana gelen zarar arasında, uygun illiyet bağının bulunması yeterli kabul edilmiştir.
Somut olayda, dava konusu olayın davacıların çocuğu ...'ın belediyeye ait düğün salonunun bahçesinde arkadaşları ile gün içerisinde oyun oynadığı sırada meydana geldiği, davacılar ile davalı ... arasında bir hizmet ilişkisi (herhangi bir düğün ya da organizasyon) bulunmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim, davacı taraf dava dilekçesinde, davalı belediyenin meydana gelen olayda diğer davalı bekçi ... istihdam eden kurum olarak sorumlu tutulması gerektiğini belirtmiştir.
Buna göre, davalı belediyenin olaydaki sorumluluğu hizmet kusuruna dayanmamakta olup, olayın yukarıda açıklandığı şekilde haksız fiilin özel düzenlenme hallerinden olan kusursuz sorumluluk ilkeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği düşünülerek, davanın adli yargıda çözümlenmesi gerekirken, mahkemece; idari yargının görevli olduğundan görev yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öyle ise mahkemece, bu hususlar gözetilerek, işin esası hakkında yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Full & Egal Universal Law Academy