(6100 S. K. m. 119) (7201 S. K. m. 11)
Dava: Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali/tenkis davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, dava dilekçesi ile; tarafların annesinin vasiyetname ile malvarlığının tamamına yakınını davalıya bıraktığını, vasiyet edenin fiil ehliyetinin bulunmadığını, murisin davalının baskısı altında kaldığını ileri sürerek; vasiyetnamenin iptaline, olmadığında tenkise karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davacılar vekiline dava dilekçesinin şekil ve içerik bakımından zorunlu unsurlarından biri olan davacıların adresini bildirmesi için gerekli meşruhatlı davetiye tebliğ edildiği, verilen kesin süre içinde noksanlığın giderilmediği gerekçesi ile; HMK.'nın 119/son maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı ...nın 119/1 maddesinde, dava dilekçesinde bulunması gereken hususlar sayılmış, 119/1. maddesinin (b) bendinde ''davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri''nin bulunması gerektiği belirtilmiş, 119/2 maddesinde ise; 119/1 de sayılan bentlerden (a), (d), (e), (f), (g) bentleri dışında kalan hususlarda eksiklik bulunması halinde hakimin eksikliği tamamlaması için davacı tarafa bir haftalık kesin süre vereceği, bu süre içinde eksiklik tamamlanmadığı taktirde davanın açılmamış sayılacağı belirtilmiştir.
Bilindiği üzere, usul hükümleri yargılamayı kolaylaştırmak ve hızlandırmak amacıyla getirilen düzenlemeler olup, zorunluluk olmadıkça usulü eksiklik davanın reddi veya açılmamış sayılmasına gerekçe yapılmamalıdır.
Öte yandan, dava dilekçesinde tarafların adresinin yazılması zorunluluğu usulünce ve sağlıklı bir tebligat yapılabilmesi amacına yöneliktir. Ancak, vekille takip edilen davalarda tebligatın vekile yapılması gerektiği Tebligat Kanununun 11. maddesinde düzenlenmiştir.
Somut olayda, dava dilekçesinde davacıların adresi yok ise de; dilekçenin eki vekaletnamede davacıların açık adresi belirtilmiştir. Bu bakımdan, dava dilekçesinin HMK'nın 119. maddesine uygun olarak düzenlenmediğinden, bir başka ifade ile dava dilekçesinde usuli eksiklik olduğundan sözedilemez.
Mahkemece, işin esasının incelenmesi gerekirken, usulü eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi ve süreye uyulmadığı gerekçe gösterilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.10.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy