MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tapu iptali-tescil davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hüküm, taraflarca temyiz edilmiş, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 29.03.2016 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davacı vekili Av.... geldi. Karşı taraf davalı ... vekili Av.... ile diğer davalılar vekili Av.... geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra nevakısın giderilmesi bakımından dosya mahalline geri çevrilmiş, bu kez yeniden gelmekle belli gün ve saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalılardan ... ile kurduğu ... isimli adi ortaklık ve onu takip eden .... Şti.'nin faaliyetleri sonucu dava konusu taşınmazları kazandıklarını, bu taşınmazların şirket sözleşmesi ve davalının kabulü gereği 1/2 hissesinin davacıya ait olması gerekirken taşınmazların büyük bir bölümünün davalı ... ve şirkete ait olan taşınmazların büyük bir bölümünün de arsa sahipleri üzerinde kayıtlı bulunduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapusunun 1/2'sinin iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacı ile davalının 21/02/1984 tarihinde 08940 yevmiye numarası ile ... 1. Noterliğince düzenlenmiş muvakele ile .... İnşaat adi ortaklığını kurduklarını, bu ortaklığın 15/11/1988 tarihine kadar faaliyetini sürdürdüğünü , .... Ltd. Şti.'nin 13/05/1993 tarihinde kurulduğunu ve ticaret siciline kaydedildiğini, bu şirketin 21/12/1992 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu 5137 ada, 3 parselde bulunan arsa üzerindeki inşaatı alıp devam ettirdiğini, davacının ortaklık mallarını mahkeme kararıyla tespiti yoluna giderek bu davayı açtığını ve haksız menfaat temin etmeye çalıştığını, oysa ortaklıklara ait malların önemli bir kısmının tapularının davalı üzerinde olmasına rağmen bunların şirketlere ait olduğunu hiçbir zaman inkar etme niyetinde olmadığını, davalının ortaklığa sahip çıktığını, borçları kapattığını, davacının tutum ve davranışları nedeniyle ortaklığın feshi gerektiğini ve bununla ilgili açılacak fesih ve tasfiye davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, davacının dava konusu yaptığı 3. Şahıslara ait taşınmazlarla, 5137 ada, 3 parseldeki bağımsız bölümlerdeki dışındaki taşınmazların adi ortaklığa ait olduğunu, adi ortaklık üzerindeki malların iştirak halinde olduğunu, şirket son bulmadan payın bölünmesini isteyemeyeceğini, taksiminin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalılar ... ve diğerleri vekili cevap dilekçesinde; davalılar yönünden açılan davanın 5137 ada 3 parselde kayıtlı 2,6,8 ve 12 nolu parsellere yönelik olduğunu, muris ....ile diğer davalı ... arasında 21.12.1992 tarihli Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, davacının söz konusu taşınmazlarda bir hakkı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ... ili, ... Mahallesi, ....ada 3 parsel numaralı taşınmazda bulunan 8 numaralı bağımsız bölümün ... ... adına olan tapusunun 1/2 hissesinin iptali ile, iptal edilen bu hissenin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1)Tarafların 21.4.1984 tarihli sözleşme ile eşit hisse ile inşaat yapımı üzerine.... İnşaat adlı adi ortaklık kurdukları,15.11.1988 tarihli sözleşme ile de ortaklığa üçüncü bir kişi alıp 1/3 er hisseli olarak 21.11.1991 tarihine kadar yürüttükleri, üçüncü ortağın ayrılması ile tarafların eşit hisseli olarak ortaklığı yürüttükleri,17.5.1995 tarihinde tarafların limited şirket kurdukları ve bu şirketinde fesih ve tasfiyesine ilişkin kararın kesinleştiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından, adi ortaklığa ait taşınmazların bir kısmının davalı adına olduğu, bir kısmını sattığı, davalı ... ile davacının, arsa sahipleri ile yaptıkları kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin adi ortaklığın konusu olduğunu, yaptıkları inşaatlardan alacakları taşınmazların da adi ortaklığın malvarlığı arasında olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile tescilini talep etmiştir.
Davacı ve davalı ... arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine ilişkin davanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/306 Esas sayılı dosyası ile derdest olduğu anlaşılmaktadır. Tasfiye, bütün hesapların görülüp ortaklığın aktif ve pasif bütün mal varlığının belirlenip ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır.
Ortaklık geliri henüz taksim edilmeden onun üzerinde bütün ortakların iştirak halinde mülkiyet hakları vardır. Bir ortak, ortaklık gelirini paylaştırmadan kendi nam ve hesabına, yani kendi yararına bir taşınmaz satın almış olsa bile, BK.530 (TBK.630) md.gereğince vekaleti olmadan diğer ortaklar namına tasarrufta bulunmuş sayılır ve BK.414 (TBK.530) md.gereğince diğer ortaklar yapılan işten hasıl olan faydaları temellük hakkına sahiptirler.
Davacı ve davalı ... arasında inşaat yapımına ilişkin adi ortaklık bulunduğu taraflarında kabulünde olduğuna göre, davacının bu davada ileri sürdüğü taleplerinin ortaklığın tasfiyesi aşamasında değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle eldeki davanın adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine ilişkin ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/ 306 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2) Bozma nedenine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SON UÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 1.350 TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı ... için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 1.350 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı ...'e verilmesine,Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalılar ..., ..., Banu Neriman Köksal için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 1.350 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılar ..., ..., ...'a verilmesine, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.
Full & Egal Universal Law Academy